Bursa Hakimiyet

Karbon kağıdı mı, klonlama mı?

Bursaspor'un kaderi bu…
İyi oynasa da mücadele etse de tekmeye kafayı uzatsa da Avni Aker'de üç puanı bir arada göremeyecek.
Yeryüzünde aynı iki golü bir maçta kalesinde gören ikinci bir takım daha var mıdır bilmem.
İlk gol korner…
Ön direk, Stepanov, Giray'ı kaçır, kafa, gol.
Ya ikincisi…
Sanırsın karbon kağıdı konmuş ya da klonlanmış bir şekilde yine kalende. 
Korner, ön direk, Stepanov, Giray'ı kaçır, kafa, gol.
Sen de Turgay'la eline geçen fırsatta, hele hele hakemin maçı bitirmek için düdüğünü ağzına götürdüğü an, 3 metreden çerçeveyi bulamıyorsan, kusura bakma yenilmeye mahkumsun.
Bursaspor kötü mü oynadı?
Maçın büyük bir bölümü için hayır. Ama ofansta yeterli güce sahip olamazsan kazanman için ayrı bir motivasyon unsuru gerek. O da Bursaspor'da yok. 
Rakip golü kovalama adına Halil, Alanzinho, Colman ve Burak'la her hamleyi yapma becerisine sahip. Allah'tan Burak gününde değil ve sürekli ofsaytta.
Bursaspor'daysa gole yakın olarak sahada yer alan Pinto, Bangura, Turgay, Sestak, Ozan ve son dakikaların nöbetçi santrforu Ömer için aynı şey söylenebilir mi?
Kadrodaki en kreatif oyuncu Batalla da bir yere kadar direnebildi.
Kar tüm gerçekleri belli etti. Kimin daha atak oynadığı, golü kokladığı net bir şekilde görüldü. Trabzonspor sahanın her alanına, hatta santimetrekaresine hakim olmaya çalışırken, Bursaspor sol kanattan hücum yapmayı 35. dakikaya kadar bekledi. Sonuçta da kötü kaderine mahkum oldu. Üç puanı yine bir arada göremedi.
Ertuğrul Sağlam çok gergin. Her an patlamaya hazır saatli bir bomba gibi. Maç içinde hakemlere, oyunculara herkese tepki gösteriyor. Sakin haliyle tanıdığımız Sağlam'ın bu hali alışılmadık bir durum. Trabzon deplasmanı karşılıklı 'sınıfta kalma' atışmasıyla yaşanan gerginlikle başladı, sonu da hüsranla bitti.