Bursa Hakimiyet

Katla katla primleri katla

Bursaspor Başkanı Erkan Körüstan son Divan Kurulu’ndaki konuşmasında bazı rakamlar açıkladı… Az buçuk muhasebeden anlıyorsak, fısıltı gazeteleri yardımıyla daha önce üretilen felaket senaryolarından pek bir eser yok. Kulübün mali yapısı karanlık değil, gri gibi duruyor.
Gönül tabii ki ister kulübün borcunun olmamasını ama ‘Buna da şükür’ diyecek bir duruma geldik. Daha fazla maç kazanılırsa kulübün kasasına daha çok para girer ve borçlar da bir miktar azalır. Buraya kadar sorun yok. Fakat her galibiyetten sonra primin katlanması Bursaspor’a pek yakışmıyor. Bir kulübün belirli kuralları olması gerekmez mi? Futbolcular için sezon başında disiplin ve prim yönetmeliği hazırlanıyor. Eğer böyle yapılacaksa o yönetmeliğin bir anlamı kalır mı? Kazanılan maçlara bakıyoruz, Karabük, Kayseri ve Konya… Pek de primlerin katlanacağı rakipler değil. Böyle yapılmaya devam edilirse sezon sonu için belirlenen açık daha da katlanabilir. Fenerbahçe galibiyetinden sonra futbolcular ‘Primler yine katlansın’ diye soyunma odasında bağırırsa ne olacak? Bu arada bir üst düzey kulüp çalışanının da ‘katlamalı’ yani ‘çifte prim’ aldığı söylentileri ayyuka çıktı. Bu personelin ayrıcalığı nedir? Son maçta golü atan Ferhat’tan, asisti yapan Kazım’dan, Batalla’dan ya da Belluschi’den daha fazla mı pozisyona girmiştir? Kaleci Frey’den daha fazla kurtarış mı yapmıştır? Ayağı yorgana göre uzatmak gerekmez mi?
Bir diğer önemli konu da şu: Başkan Erkan Körüstan’ın Divan Kurulu’nda yaptığı konuşmada altının çizilmesi gereken nokta, Timsah Arena’nın gelir dağılımı ile değindiği bölüm.
Ne demişti Sayın Körüstan, bir hatırlayalım; “En kısa zamanda belediye başkanıyla toplantı yapacağız. Kendisi ‘Bu stadın bütün gelirleri Bursaspor’undur’ dedi. Orada ciddi satış yerleri var. Bursaspor’un geleceğini kurtaracak en güzel projelerden bir tanesi. Başkan birkaç kapıyı satıyormuş. Neticede o stadın bitmesi için paraya ihtiyaç var. Stadın gelirlerinin başka bir yere verilmesi söz konusu değildir”.
Defalarca konuyu dile getirmemize rağmen Bursaspor’la Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında Timsah Arena’nın gelir dağılımıyla ilgili protokol imzalanmış değil. Stadın kapıları satılıyor, localar satılıyor. Bu gelirler Bursaspor’un kasasına mı yoksa Büyükşehir’in kasasına mı giriyor? Şu an için Bursaspor’un kasasına girmediği aşikar. Satışla ilgili yetki Bursaspor Kulübü’ne inşaat bittikten sonra verilecekse, Timsah Arena’da oynanacak ilk sezon kayıp yıl olacak. O yetki Bursaspor’un eline şimdi geçse gelecek için daha somut adımlar atılabilir. Oradan gelecek maddi kaynak başta yıldız transferi olmak üzere birçok yere harcanabilir.
Bu arada sadece kapıların değil, dükkan alanlarının da Büyükşehir Belediyesi tarafından kiralandığı da iyiden iyiye konuşuluyor. Timsah Arena’daki uzun süreli kiralama yöntemiyle Bursaspor dükkan alanlarından gelmesi muhtemel paranın üzerine de bir bardak soğuk su içebilir.
Bizden söylemesi…
Konu Timsah Arena olunca şu noktaya değinmekte de fayda var: İsim tartışmaları henüz giderilmedi. Camianın beklentisini dün Genel Yayın Yönetmenimiz Aysın Komitgan kaleme almıştı. Taraftar yeni stadın isminin ‘İbrahim Yazıcı Timsah Arena’ olmasını istiyor. İstiyor ama ‘Timsah Arena Stadyumu’ ve ‘İbrahim Yazıcı Timsah Arena’ isimlerini kullanmak mümkün değil. Hatırlanacağı gibi patenti İstanbullu bir firma tarafından satın alındı. Umarız Bursaspor Kulübü ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı bu işin takibindedir. Yoksa Bursaspor bundan sonra maçlarını vinçlerin üzerinde yazdığı hatta ihale şartnamelerinde bile geçtiği gibi “Bursa Büyükşehir Belediye Stadı’nda oynamak zorunda kalacak.