Bursa Hakimiyet

Kendi bacağına sıktı

Bir de eli sıkıdır. Cebinden kolay kolay para çıkmaz. Milyon Euro’ların iki dudağın arasından bir çırpıda telaffuz edildiği transfer borsasında o hep hesap peşindedir. Oyuncunun işini bitirmek için bekler. Sözün özü, avını yakalama konusunda çok sabırlıdır.
Kimseyi kolay kolay dinlemez. Genellikle uygulanacak stratejiyi kendisi belirler. Ama bu kez uyguladığı strateji onun son bir yıl içinde kazandığı imajını gerilere götürmekte. Sadece onu değil, hataları olsun olmasın seçildikleri ilk günden itibaren sürekli tartışmalı konumdaki yönetim kurulu üyelerini de.
Şu ana kadar yapılan ve yapılmayanlarla İbrahim Yazıcı başkanlığındaki yeni yönetim kurulu, kongreden sonraki tüm icraatlarla sınıfta kaldı.
Dik duruşun simgesi İbrahim Yazıcı ve ekip arkadaşları şampiyonluk sezonundan bu yana hiç bu kadar eleştiri almadı. Ama bu tepki topluluğunu da kendileri yarattı.
İlk ciddi hataları kombineler konusunda verilen sözün yerine getiril-memesiydi. Kandırıldığını düşünen taraftar kombine almayarak tepkisini dile getirdi.
İkincisi transferde çıtanın yükseltilmesine karşın bir türlü hedefe ulaşılamamasıydı. Adı önemli değil, Kolo Toure ya da bir başkası. Önemli olan kulübün imajının korunmasıydı. İbrahim Yazıcı ve görevlendirdiği ekibi işte bunu yapamadı. Yıldız oyuncu kazandıracağız diye kulübün imajını deyim yerindeyse ayaklar altına aldı. Taraftar işte buna kızıyor, Toure’nin ya da bir başkasının alınamamasına değil.
Kulüpte para yok desen para var, belirlenen isim yok desen o da var ama transferde böyle hareket etmek fazla zarar veriyor Bursaspor’a. En ciddi muhalefet bile bu sezonki kombine bilet uygulaması ve izlenen transfer stratejisi kadar yıpratamazdı Bursaspor yönetimini.
Zaten çok fazla barutunun kalmadığı iddia edilen savaşta bu kez kurşunu kendi bacağına sıktı İbrahim Yazıcı ve arkadaşları. Durumu toparlamak yine onun ve ekibinin elinde ama yapılanlara bakıyorum, sonra gördüklerime inanmak bile istemiyorum.
Yattara olayı, kombine skandalı, Vederson konusundaki sessizlik, tartışmalı menajerlerle kurulan işbirliği, transferde beklentinin altına kalınması... En az 10 makaleye konu olacak kurumsal hatalara girmiyorum bile.
İşte bu nedenlerle sezona umutsuz başlıyorum.