Bursa Hakimiyet

Kimse aksini iddia etmesin…

Sezon yeni başladı, camiada bir karamsarlık hakim…
Kadro, sahadaki futbol pek tatmin edici değil…
Takım Adana’da kazandı ama çok da iyi oynamadı…
Başakşehir’de ise adeta sahada yoktu…
Kötü futbolu Hamza Hamzaoğlu da kabulleniyor…
Peki, Hamza Hamzaoğlu’nun kredisi iki maçlık mı?
Elbette ki hayır…
Burada sorumluluk iki kişinin üzerinde…
Biri Hamza Hamzaoğlu, diğeri de Başkan Ali Ay…
Her ikisinin de krizi iyi yönetmesi lazım…
Hamza Hamzaoğlu dün yaptığımız kısa sohbette, ‘Görevimin başındayım’ dedi…
Tek üzüntüsü oyunculara gösterilen tepki…
Keşke olmasaydı, ‘Çünkü onlara ihtiyacımız var’ diye de ekledi…
Kendisine küçük bir öneri, maç sonu açıklamalarını biraz daha ‘yumuşak’ geçse daha faydalı olur kanaatindeyim…
Sonuçta karşısında da yenilginin ve kötü futbolun üzüntüsünü yaşayan koca bir camia var…
Madalyonun bir de öteki yüzüne yani, yönetim kısmına değinelim…
Başkan Ali Ay göreve geldiği günden bu yana kendisine en sert muhalefet yapan kesimden bile destek aldı…
Onun sağladığı güven ortamı neredeyse herkese tesir etti…
Birlik beraberlik mesajları çok güzeldi…
Ekonomik tabloya ne kadar çok değindiyse o kadar tepki topladı…
Herkes ‘Bunları bilmeden mi göreve geldin’ diye eleştirdi Bursaspor başkanını…
Çünkü futbol sonuç oyunuydu…
Merhum Başkan İbrahim Yazıcı’nın dediği gibi…
Herkes tabelaya bakıyordu…
Her fırsatta samimi bir şekilde, ‘Eleştirin ki biz de hatalarımızı görelim’ diyen başkan Ali Ay bazı gerçekleri kesinlikle sumen altı etmemeli…
Sözün özü şu…
Mevcut yönetim kısmen bölünmüş durumda…
Kimse aksini iddia etmesin…
Aylardır yönetim kurulu toplantısına gelmeyen mi istersin, sadece birkaç kez Özlüce’ye uğrayan yönetici mi?
Hatta cebinde istifa mektubuyla dolaşan da yok değil yönetim kurulunda…
Bu isimleri elbette siz de biz de biliyoruz…
Ama camiadan birlik olunması istenirken aynaya da bakmak gerekmez mi?
Kendi içinde bölünmüş bir yönetimin Bursaspor’a saha sonuçlarından daha fazla zarar vereceğini elbette siz bizden daha iyi biliyorsunuz…
Bir de şunu ekleyelim…
Sizler seçilmiş insanlarsınız…
Genel kurul üyeleri sizlere inandı görevi verdi…
Kulüpte bir de atanmışlar var…
Yani personel…
Yönetim Kurulu’nun direktifini kabul etmeyen, verilen emirleri güç bela yapan personelin Özlüce’de ne işi var?
Bunlar da sizin ve beraberinizdeki yöneticilerinizin otoritesini sarsmıyor mu?