Bursa Hakimiyet

Maç böyle kazanılır

Bazen kelimeler yetersiz kalır. Yaşadıklarını satırlara dökmek için saatlerce uğraşırsın. Bir yazdığını siler, yeni yazdığını beğenmezsin. Eğer yaşadığın olay olağanüstüyse bu durum daha da içinden çıkılmaz bir durum alır. İşte Trabzon'daki Bursaspor'un durumu da böyleydi. Tarihinde Avni Aker'den galibiyet çıkartamayan Bursaspor ilk kez bunu başarıyor. Ama maç sonunda Başkan İbrahim Yazıcı'nın yoğun bakıma kaldırılması üzerine kimse bu tarihi olaya sevinemiyor. Yöneticisi, teknik adamı, futbolcusu, taraftarı, gazetecisi, bu galibiyeti bir çırpıda ikinci plana itiveriyor. “İnsan hayatından önemli başka hiçbir şey yoktur” cümlesi işte bu noktada daha da büyük bir anlam kazanıyor. Bu kısım işin insani yönü… Bir de saha içine bakmak lazım…
Beraberliklere ambargo koyan Bursaspor açısından bu karşılaşma kritik değere sahipti. Lokum denilecek bir kıvamdaki Trabzonspor karşısında Bursaspor oyunun kontrolünü elinde tutan taraftı. Zaman zaman kalesine çekilse de Bursaspor topu 3. bölgeye götürmeyi başardı. Burada Batalla, Belluschi ikilisinin rolü büyüktü. Pinto ilk yarıdaki üç net pozisyonu değerlendirse fark gelecekti. Pinto eski günlerini mumla aratıyor. Ciddi bir düşüş içinde. Oyundan alınırken suratının ifadesi hiç de hoş değildi. Bir sıkıntısı olduğu malum. Vederson ve Hakan Aslantaş ikilisinden oluşan sol kanat ligin sonunu göremez. Bunların yanı sıra Murat'ın takıma yavaş yavaş alışması ilerisi için önemli.
Ayrı parantez açılması gereken bir diğer isimse Scott Carson… İngiliz eldiven yıllınmış şarap gibi değerine değer katıyor, takım arkadaşlarına güven aşılıyor.
Mutlu Topçu'nun maç içinde oyuncularıyla iletişimini de ele almazsak olmaz. Topçu her oyuncusuyla ayrı ilgilendi ve Sağlam'ın yokluğunda maçı adeta onlarla birlikte yaşadı. Kocaman bir tebrik'i hak etti.
Ve son tebrik İlker Meral'e… Son saniyede gole giden top öncesi o kalabalıkta gördüğü faulü tereddüt etmeden çalması hakem camiası açısından önemliydi.