Bursa Hakimiyet

Oscar’lık performans

Bazı maçlar vardır, motive olmak için uğraşmazsın.
Ortam seni zaten kendiliğinden motive eder.
Hem futbolcuyu hem de taraftarı.
Unutmayalım kulübeyi de…
Her kesim için bıçak sırtı bir maçtı…
Kaybedilse Avrupa treni kaçacak. Bir sonraki durakta yakalayabilir misin?
Kim bilir?
Hikmet Karaman için de kolay değildi.
Altı maçlık performansı, üç galibiyet, üç yenilgi.
Kaybedilse koltuğunun bir bacağı kısalacak.
Yani tahtı sallanacak.
Neyse ki kötü senaryo gerçekleşmedi.
Alınan galibiyetle hem Karaman’ın koltuğunun bacağı kısalmadı hem de Bursaspor Avrupa trenindeki yolculuğuna devam etti.
Saha içinde bu maçın önemini vücutlarının her hücresinde hisseden oyuncu kadrosu vardı. Bu sezon eleştirdiğimiz Pinto golü attıktan sonra öyle bir patladı ki sanırsın İtalya’daki Etna Yanardağı yeniden lav püskürtmeye başladı. Öyle bir hırsla sevindi.
Herkese ne kadar methiye düzsek azdır dün gece. Ama Batalla’ya ayrı parantez açmak lazım.
Süper Bücür her zamanki gibi yine attı, yine attırdı.
Maçın ilk yarısında arkasına verdiği pasın futbol literatüründe karşılığı yok.
Tek kelimeyle ‘emsalsiz’.
Sadece Bursaspor Yönetimi değil, Bursa kenti Arjantinli Yıldız’a büyük bir jest yapmalı.
Onun için sözleşmesine konulacak milyon Euro’ların önemi yok bu saatten sonra.
Heykeli mi yapılır, bir tesise adı mı verilir, bilinmez ama mutlaka bu kentte Batalla’nın adı ölümsüzleşmeli. Futbolu bıraktıktan sonra gelecek nesillerin ‘Batalla’ ismini öğrenmesi için mutlaka bu yönde bir adım atılmalı.
Ve son söz taraftara…
Gergin bir maçta Bursaspor taraftarı üzerine düşeni yerine getirdi. Hem de fazlasıyla…
25 bin kişinin organize bir şekilde aynı anda zıplaması, ıslıklaması, atkı sallaması ve büyük dikkatle maçı takip etmesi kolay iş değil.
Dün geceki taraftarın ‘Oscar’lık performansını’ gördükten sonra insan içinden geçirmeden edemiyor. Keşke her maç tribün böyle olsa.