Bursa Hakimiyet

Sıkıştığında adam satmak

Bursaspor bu sezon saha içinde istediği başarıyı yakalayamadı. Alınan galibiyetlerde bile ortaya konan futbol, camiayı memnun etmedi. Kötü gidişin sebeplerinden biri kadro tercihi olabilir ama Bursaspor’a ve Kulüp Başkanı Erkan Körüstan’a zarar veren asıl sorun kulüpteki kadrolaşma özellikle de sayın Körüstan’ın yakın çevresindeki çarpık yapılaşma. ‘Gecekondu misali’ neresinden tutarsanız tutun yıkılıp duruyor. Alın size birkaç örnek…
Sayın Körüstan göreve geldiğinden bu yana ne çektiyse İkinci Başkan Rıdvan Şen ve Genel Direktör Ayhan Barışıcı’dan çekti. İkinci Başkan Rıdvan Şen’in kendisini ön plana çıkarmak için gazetelere boy boy poz vermesi, Sayın Körüstan’ı hiçe sayarak sanki kulübü kendisi yönetiyormuş gibi açıklamalarda bulunması hep eleştirildi. Hem de yönetim kurulundaki arkadaşları tarafından. Yönetimdeki bazı arkadaşları da ilk başlarda aynı hataya düştü, fakat sonrasında yönetici kimliklerini hatırlayıp unvanlarına yakışır şekilde hareket etti.
 “Batalla 1 milyon 100 bin Euro alıyor” diye yazdığımda Rıdvan Şen ortalığı birbirine kattı. Kahve köşelerinde dedikodu yaparak, çoluk çocukla konuşarak bunun yalan olduğunu iddia etti. Ama bir türlü Batalla’nın aldığı net ücreti kulübün resmi internet sitesinden yayınlayamadı. Çünkü elinde öyle bir belge yoktu. Siz bilmiyorsanız, ben bir kez daha söyleyeyim, belki bu kez anlarsınız Rıdvan Şen… Rahmetli İbrahim Yazıcı, Batalla’nın sözleşmesini uzatırken ücretini de 800 bin Euro’dan 1 milyon 100 bin Euro’ya çıkardı. İmza parasını da babası ve menajeri aldı.
Bu arada hatırlatmakta fayda var… Bazı transferlerde Rıdvan Şen’in bir yakını olan menajerin de aktif rol alması kulaktan kulağa konuşulur hale geldi. Bu durum camiada akıllarda soru işareti bırakıyor. Benden söylemesi…
Gelelim Ayhan Barışıcı’ya… “Ben objektifim, herkese eşit mesafedeyim” demesine karşın sözleriyle yaptıkları birbirini hiç tutmadı.
Aldığı maaş da eleştiri konusu oldu, yaptıkları da…
Büyüğümüzdür dedik, saygı gösterdik, bugüne kadar yazmadık. Ama kamuoyu artık bilmeli…
Sayın Barışıcı’nın birkaç söylemini paylaşalım…
Bir meslektaşımız soruyor; “Ayhan bey çok eleştiriliyorsunuz. Görevi bırakmayı düşünüyor musunuz?” diye…
Ayhan Barışıcı’nın yanıtı çok net.
Kendi ifadesi aynen şöyle: “Benim gitmem için önce yönetimin gitmesi gerek. Bu yönetimde kimse beni görevden alamaz”. Demek ki kendisini yönetimden üstte görüyor.
Aynı gazeteci tekrar soruyor; “Aldığınız ücret çok konuşuluyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?”
Ayhan Barışıcı’nın yanıtı yine çok net: “Benim yaptığım işi İstanbul’da 50 bin liraya yapmıyorlar. Benim aldığım para çok mu? Benim hedefim belli. Haluk Ulusoy göreve gelirse ben de Futbol Federasyonu Asbaşkanlığını hedefliyorum”.
Ayhan Barışıcı’nın hedefi bizi ilgilendirmez. Allah daha iyi mevkiler, daha çok kazanç versin.
Ama şimdi yazacağım ekip ruhuna, takım ruhuna yakışmayacak bir hareket.
Ayhan Barışıcı yine bir gazeteciyle telefonda konuşur ve aynen şu ifadeyi kullanır:
“Beni çok eleştiriyorsunuz. Beni bırakın, biraz da Barış Güçlü’yü yazın. Bütün transferleri o yaptırıyor”.
İşte sizin profesyonellikten, takım olmaktan anladığınız bu. Sıkıştığınızda en yakınızdakini kelimenin tam anlamıyla ‘satmak’.
Bu yazdıklarımı da elbet kahve köşelerinde yalanlayacaksınız ama bizde de kayıt var.
Böyle bir çarpık durumda en yakınındakini bile ‘satmaktan’ çekinmeyen bir zihniyetle başarının gelmesi mümkün mü?
İşte Bursaspor’da başarısızlığın altında yatan asıl sorun burada.
Bu ikiliyi niye mi yazdım? Çünkü...
İbrahim Öztürk’ün menajeri yönetimle sözleşme uzatmak için masaya oturur. Oturduğu kişiler de Ayhan Barışıcı ve Rıdvan Şen’den başkası değildir. Rıdvan Şen konuyla ilgili yönelittiğimiz soruya şu yanıtı verir: “Biz başkanla birlikte önceden çıktık. Ne söylesem yanlış yönlediririm. Sen Ayhan Barışıcı’yı ara. O sana ne olduğunu söyler”.
Aynı soruyu Ayhan Barışıcı’ya yönelttiğimizde ise onun yanıtı şu olur: “Görüştük ama ortada bir şey yok. Şu an için anlaşmış değiliz”.
İşin gerçeği aynı masada oturdukları menajer Bursaspor’la anlaşmıştır. Hem de Bursaspor’u yönettiklerini iddia eden Rıdvan Şen ve Ayhan Barışıcı’yla. Onlarsa transferin bittiğinden bile haberdar değildir. Ama en iyi yaptıkları rolü yine iyi sahnelemişlerdir. Yalan söylemek ve kamuoyunu yanlış yönlendirmek.
Tebrikler...