Bursa Hakimiyet

Siyah çelenk…

Ligin ilk beş maçlık bölümünde durağan, ikinci beş maçlık bölümünde gelene gidene 3-5 atan Bursaspor, yine duraklama dönemine girdi…
Zorluk derecesi yüksek, hedefi olan takımlara karşı maç kazanamama geleneği Trabzonspor karşısında da devam etti…
Bunun da kadro mühendisliğiyle alakası var…
Traore ile Josue cezalı, Serdar Aziz ve Ethem sakat…
Yedek kulübesine bakıyorsunuz skora katkı yapacak, oyunun gidişatını değiştirebilecek futbolcu yok…
Şu an herkes dua ediyor Trabzonspor’un kazanıp üç puanı alıp gitmediğine…
Eğer rakip kazansa zirveyle aradaki puan farkı biraz daha açılacak ve Bursaspor iyiden iyiye orta sıralara mahkum bir takım hüviyetine bürünecekti…
İşin özü şu…
Bursaspor sezon başında yapılan hataların sıkıntısını artık tam anlamıyla çekiyor…
Hem saha içi hem de idari anlamda…
Tatildeki oyuncuları sayalım… Sebastien Frey, Taye Taiwo, İbrahim Öztürk, Aydın Karabulut, Ferhat Kiraz…
Bunlara hiçbir verim alınamayan Traore ve Holmen’i de ekleyebiliriz…
Bu oyunculara verilen milyon Euro’lar var…
Ne alakası var demeyin bunun Trabzonspor maçıyla…
Bursaspor bu oyunculardan kurtulamadığı için yedek kulübesine skora katkı yapacak futbolcuları transfer edemedi, şişkin kadrosuyla hem maddi krize girdi hem de rakiplerinden puansal açıdan geride kaldı… 
Devre arası geliyor…
Eğer Bursaspor bu kamburdan kurtulamazsa, bırakın futbolculara ödeme yapmayı, günümüzde olduğu gibi gelecekte de iyiden iyiye personeline maaş bile veremeyecek hale gelecek.
Onun için tren kaçmadan radikal kararlar almakta fayda var…
Bu arada TFF’ye karşı Bursaspor’da Şenol Güneş tam anlamıyla bir dik duruş sergiliyor…
Bu tutumu camiadan da destek görüyor…
Camianın bir beklentisi de yönetimle alakalı…
Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir ziyaret yapıldı…
Camia, yönetimden bu kez Türkiye Futbol Federasyonu’na bir ziyaret yapmasını istiyor…
Randevuya gerek yok…
Kapıya protesto mahiyetinde bir siyah çelenk bırakılması yeterli olacak…
Elçiye zeval olmaz…
İlgililer belki dikkate alır camianın bu önerisini…
Yoksa sus pus oturmakla nereye kadar gidilebilir ki…