Bursa Hakimiyet

Sosyalleşeyim derken…

Birini sevebilir ya da nefret edebilirsin… Ama kimsenin kimseye hakaret etme, küfür, tehdit savurma hakkı yok…
Arkadan atıp tutmayla da olmuyor…
Hayatında görmemiş adam benim için Adapazarı’nda doğdu diyor…
Belli ki kendince nüfus müdürlüğünde çalışmış, kafa kağıdımı biliyor…
Hatta iddia ediyor kaç kere giderken şahit oldum diye…
Nasıl gördüyse…
Kafasına göre sallıyor…
Bu arada ben birkaç kere Adapazarı’na gittim…
Hepsi de Bursaspor’un maçı içindi…
Birini hatırlamak bile istemem, küme düşmüştük…
Mehmet Abi (Gerçeksi) mikrofon başında üzüntüden gözyaşlarını dökerken, yanındaydım…
Askerden, yemin töreninden koşarak gitmiştim o maç için…
Neyse, Adapazarı’na gidin, ıslama köftesi güzel olur…
Alıştık artık…
Geçen yönetimin tetikçileri vardı…
Para verip yazdırdıkları…
Yöneticiyle telefonla konuşuyorum…
Kimin yazdırdığını tespit ettik diyorum…
O sırada sosyal medyada yer alan hakaretler siliniveriyor…
Ne kadar tesadüf değil mi?
Çünkü yazan kişi konuştuğum yöneticinin yanında oturuyor…
Telefonun hoparlöründen dinliyor…
Korkuyor, başına gelecekleri biliyor…
Bu yıl da yaşadık aynı sorunu…
Bu işin kuralı belli…
Gidersin adli makamlara, şikayetçi olursun, savcı gerek görürse açar davayı…
Bu satırları neden mi yazdım?
Kasımpaşa maçından sonra birileri Harun Tekin’e sosyal medyadan ağza alınmayacak küfürler savurduğu için…
Belki o küfrü savuran sizin en yakın arkadaşınız bile olabilir…
Bilemezsiniz, çünkü kullandıkları hesapların hepsi sahte…
Peki ne geçti elinize?
Harun’a, hakaret ederek, tehdit savurarak ne kazandınız?
Harun 5 gol yemiş olabilir…
İsteyerek mi yedi bu golleri?
Hiç konuştunuz mu Harun’la?
Tanıdınız mı onu?
Tanımayanlar için söyleyeyim…
Dünyanın en temiz kalpli insanlarındandır Harun Tekin…
Merttir de, korkmaz kolay kolay…
O nedenle…
Küstürmeyin kimseyi…
Bu işler klavyeden atıp tutmakla, hakaretler yağdırmakla olmuyor…
Biraz da hayatın içinde olmak var…
Bilgisayar başında sosyalleşeyim derken, hepimizin insan olduğunu unutmayın…