Bursa Hakimiyet

Taiwo'ya büyük ayıp

İstanbul'a Türkiye'nin dünyaca ünlü önemli bir markasından alışveriş yapmak için giden Taye Taiwo, sırf ten rengi nedeniyle görkemli mağazaya alınmak istenmedi, içeriye girişi engellendi. Olaya sinirlenen Nijeryalı krampon, öcünü parası konuşturarak aldı.  Yer İstanbul, yazıya konu olan futbolcu Taye Taiwo…
Taiwo ve arkadaşları takımın izin gününde İstanbul'a gitmeye karar verir…
Amaç bellidir… Modayı yakından takip ettiği bilinen ve sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarla bunu kanıtlayan Taiwo alışveriş yapmak ister… Ailesi Bursa'da olduğundan erken saatlerde tekrar Bursa'ya dönmeyi planlar…
Sabah erken saatlerde denizyoluyla İstanbul'a doğru yola çıkılır…
Nişantaşı'nda Türkiye'nin dünyaca ünlü, önemli markalarından birinin mağazasına girilir…
Ancak, Taiwo mağazaya alınmaz…
Kapıdaki güvenlik görevlisi Taiwo'nun ten rengini gerekçe göstererek içeri giremeyeceğini söyler. Yanındaki Türk arkadaşları hemen olaya müdahale eder. Taiwo bu duruma çok sinirlenir… Arkadaşları firma yetkililerine Taiwo'nun kim olduğunu izah edince kriz çözülür…
İçeri girmesine karşın Taiwo'nun siniri haklı olarak geçmemiştir.
Nijeryalı futbolcu kendisine yapılan ırkçı muamele karşısında parasının gücünü konuşturmaya karar verir.
Mağazada tam 50 bin TL'lik alışveriş yapar…
Bu durumu gören mağaza yetkilileri Taiwo'nun peşinde pervane olur…
Yemek sipariş edilir, Taiwo'nun bir dediği iki edilmez…
Alışveriş bittiğinde ve hesap ödediğinde mağaza yetkilileri bu kez Taiwo'ya araç tahsis etmeye kalkar…
Ve sorulur, “Şoför sizi Bursa'ya mı bıraksın, yoksa feribota mı?” …Taiwo, feribota gitmenin yeterli olduğunu söyler ve ekler, “Çantalarımı arabaya beni içeri almayan güvenlik görevlisi taşısın”…
O güvenlik görevlisinden öcünü bu şekilde almak ister…
Ve çantaları paşa paşa taşıttırır…
Şimdi, futbol sahalarında ırkçılığın önüne geçmek için kılı kırk yaran FIFA ve UEFA ne yapsın…
Zihniyet böyle olduktan sonra sahaya muz da atılır, sırf ten renginden dolayı insanın özgürce hareket etmesi engellenir…
Taiwo'ya yapılan tek kelimeyle ayıptır…

***

Kahvaltı yapın gelin…

Yazacağım bu konu aslında içimi en çok acıtanı… Bursaspor'un en alt yaş kategori takımlarından biri hafta sonu deplasmana gider… Kulüpten çocuklara “Kahvaltınızı yapın da öyle gelin” denir… Transfere milyon Euro'lar bulan kulüp alt tarafı 10-12 yaş arasındaki çocuklara kahvaltı yaptıramayacak durumda mı?

***

Bu nitelikte kaç profesyonel var?

Futbol ekonomisi demişken… Kulüplerin acil olarak paralı yöneticiler yerine, işin ehli profesyoneller tarafından yönetilme zamanı geldi. FIFA ve UEFA artık yönetici katkısını kabul etmiyor. Finansal konularda uzman, spor hukuku dalında eğitim almış, futbol kökenli direktörler, spor konusunda uzman pazarlamacılar, bir değil birkaç dil bilen profesyoneller olmadığı sürece işin içinden çıkılamayacak. Bursaspor'da bu nitelikleri taşıyan kaç profesyonel var acaba?

***

Binalar tamam, sahalar nanay…

Ülkenin hemen her yerinde stat inşaatları tüm hızıyla devam ediyor… Devam ediyor da ortaya çıkan tablo pek iç açıcı değil… Mantar gibi bitiveren, gösterişli binalar tamam da sahalar nanay… Galatasaray Türk Telekom Arena'da çimler için çözümü bulamamışken, GAP Arena ve daha ilk maçında Mersin'deki yeni stadın zemini kullanılamaz hale geldi. Asıl kullanım amacına uygun yapılamayacaksa stat ya da bir başka spor tesisi yapmanın ne anlamı var? Erzurum'da ülkedeki tek atlama kulesi çöktü gitti… Konya ovası kadar Avusturya'da o atlama kulelerinden 100 Km'lik alanda altı tane var. Ve her yıl dünya şampiyonalarına ev sahipliği yapıyor… Demek ki, iş bilenin kılıç kuşananın…

***

Bu iddiaları çürütmek sizin elinizde

Transfer dönemi bitti, yöneticiler de rahatladı biz gazeteciler de…
Bu transfer döneminde Bursaspor açısından dikkat çekici bir husus vardı…
Bursaspor kulübü hiç de maddi sıkıntı içinde değilmiş, bolluk içinde yüzülüyormuş gibi hareket etti.
Kasa tam takır kuru bakır derken, yönetimin bu şekilde rahat davranması enteresan…
Daha önce de yazıldı, önceki akşam biz de Markaj programda dile getirdik.
Kulübün ciddi miktarda kredi çektiği iddiaları aldı başını gidiyor…
Kredi rakamları dudak uçuklatacak, faizler yüksek, vadeler de sonu gelmeyecek cinsten…
100 milyon TL diyen de var, 65 diyen de 30'la yetinen de…
Paranın kaynağını sorduğumuz yöneticilerin cevabı hep aynı… “Allah büyük ve bizi seviyor. Para istiyoruz geliyor”
Aman dikkat… Önceki yönetim kulübün altına dinamiti koymuştu… Bari siz fitili ateşlemeyin…
Bu arada kulüp içinde personel sayısında da ciddi bir artış olduğundan bahsediliyor
Bunlar tabii ki iddia ama iddiaları çürütmek de yönetimin elinde…
Hazır kulüp iki mali denetimden birden geçiyor, çıkarın rakamları ortaya, iddiaların asılsız olduğunu ispatlayın, şeffaflık sözünü yerine getirin… Biz de bu satırlardan sizleri alkışlayalım…

***

Divan’da açıklayacağım...

Başkan Recep Bölükbaşı akşam saatlerinde resmi siteden açıklama yaptı. Bankalarla yapılan görüşmeyi, kredi konusunda bilgilendirmeyi Divan Kurulu üyelerinin bilgisine sunacağını söyledi. Şimdi gözler Divan'a çevrildi. Umarız yapılan anlaşmalar Bursaspor'un menfaatine olur. Tek dileğimiz bu...

***

Passolig ölü doğdu

Passolig'le ilgili neden yorum yapmıyoruz diye soruluyor… Ne olduğunu anlasak yorum yapacağız da ya biz anlayamıyoruz, ya da anlatamıyorlar… Sadece bende sorun var desem, ilk hafta maçlarını gördünüz… Süper Lig'deki 9 maçı toplam 77 bin futbolsever izlemiş… Maç başı ortalaması 8 bin 500 kişi… Bu benzetmeyi kullanmayı hiç sevmem ama Passolig uygulaması kelimenin tam anlamıyla ölü doğdu…

***

Biraz da bana doğru aksın

Kulübün bu kadar çok rahat bir şekilde transfere para harcaması futbolcuların da dilinde… Oyuncular kendi aralarında “Para yok deniliyor, maşallah 1 milyon Euro'nun altında imza atan yok” diye konuşuyor… Yapılan iyileştirmeler de oyuncuların dikkatinden kaçmıyor… Ancak biri kendisine haksızlık yapıldığına inanıyor… Transfer döneminde adından en çok konuşturan futbolcunun iyileştirme beklentisi halen karşılık bulmamış… Tek bir ricası var: “Hazır değirmen dönüyorken, su boşa gitmesin, biraz da bana doğru aksın” diyor…

***

İnsanın inanası gelmiyor…

Her futbolsever takımının güçlü bir kadroyla mücadele etmesini ister… Bu transfer dönemi gösterdi ki kulüp yöneticileri kaynağı belli olmayan paraları har vurup harman savuruyor. Trabzonspor bu dönemde 22 futbolcu almış, 28 oyuncu göndermiş… . Müthiş bir sirkülasyon… Sadece transferin son gününde harcadığı para yaklaşık 30 milyon TL… İnsanın inanası gelmiyor…
Futbol ekonomistlerinin ortaya koydukları rakamlar kulüplerin ne kadar büyük bir borç batağında olduğunu gösteriyor. Yöneticiler transferde bir futbolcu için harcadıkları parayı altyapı, oyuncu eğitimi, scouting için kullansalar, durum hiç de böyle olmaz. Avrupa Şampiyonası'nda, Dünya Kupası'nda yokuz… Takımlarımız Avrupa'da bir tur atladığında sanki yeni bir gezegen keşfetmiş gibi sevinir hale geldik. Büyük firmalar bir bir sponsorluktan çekiliyor, amatör branşlara yöneliyor… Çünkü Türk futbolunun marka değerinde büyük bir düşüş var. Aslında sadece birbirimizi kandırıyoruz. Türk futbolunun gittiği yol, yol değil…