Bursa Hakimiyet

Terbiyesizliğin lüzumu yok

Avusturya’da üç hazırlık maçı geride kaldı. Burada alınan sonuçlardan çok, gençlerin ortaya koyduğu performans önemli. Formayı kapmaya namzet futbolcuların Türkiye’de bu tarz maçlara çıkması neredeyse imkansız. O nedenle aldıkları kötü sonuçlar kimseyi ilgilendirmiyor. Buradan çıkacak birkaç genç yetenek, Bursaspor’un geleceği olacaktır. Sokağa dökülen milyon Euro’lar yerine, bu futbolcuları kazanmaya çalışmak ve özkaynaklara güvenmek radikal bir hamle. Kampa getirdiği gençlere odaklanması, onları kazanma yolundaki pozitif tutumu, kaybetseler bile alkışlaması Hikmet Karaman’ın vizyonunu ortaya koyuyor. Kendisini buradan kutluyorum.
Seefeld gerek lokasyonu gerekse sunduğu imkanlar bakımından Bursaspor’un belki de bugüne kadar yaptığı hazırlık kamplarında en öne çıkan bölge. Bir futbol takımı için her olanak mevcut. Bursaspor da buradaki tüm nimetlerden faydalanıyor. Umarım bu pozitif ortamda geçen kamp lige ve saha sonuçlarına yansır. Keşke kulüp içi kadrolaşmaya kafa yoran ve Özlüce’ye tıkanıp kalan Bursasporlu yöneticiler de takımın kamp yaptığı yeri bir görse ve yöneticisi olduğu teknik heyet ve futbolcuların sezona nasıl hazırlandıklarını bir takip etse… İcra kurulunu geçiyorum onların işi başından aşkın. Ama sonuçta Yönetim Kurulu 15 kişiden oluşuyor. Bir kişi 12 gündür “Bizim takım ne yapıyor” diye merak edip, kalkıp kampa gelmez mi? Bursaspor’u burada öksüz bırakmanın pek bir manası yok. Belki dün yöneticisi oldukları eski takımı Avusturya’da ziyaret eden İlhan Uslu, Selçuk Eren ve Erkan Kamat’tan feyz alırlar.
Yöneticiler Avusturya’ya gelmediği için ben söyleyeyim, Hikmet Karaman dört gözle yapılacak transferleri bekliyor. Bunu kendisi için değil, takım için istiyor. Geçmiş yönetim bu konuda elini çabuk tutmadığı için çok eleştirildi. Önünüzde böyle bir olay varken neden hâlâ somut bir adım atılmaz. Avrupa treni kaçtıktan sonra yapılacak bir transferin hiçbir anlamı yok. Hikmet Karaman bu konuda çok dertli benden söylemesi…
Bursa kamuoyu iki gündür Bursaspor Yönetimi’nin Fenerbahçe’ye verdiği iddia edilen destek hakkında çalkalanıyor. Genel Direktör Ayhan Barışıcı’nın yapmadığını belirttiği açıklamalar da yaşananların üzerine tuz biber ekti. Dik duruşla ilgili böyle bir haberin ortaya çıkması çok çirkin. Bursasporluların şampiyonluktan daha da önemsediği bu konuyu Bursaspor Yönetimi’nin kuru bir açıklamayla geçiştirmesi, yapılan haberin altında ezilmiştir. Dik duruşu ilke edinen bir camianın başında duran kişiler mutlak suretle bu işi yargı yoluna taşımalı. Aksi halde herkesin kendileriyle ilgili kafasında bir soru işareti oluşmasına sebep verirler.
İlk kez bir futbolcuyu isim vererek eleştiriyorum. Eleştirdiğim futbolcu da Okan Deniz… Genç olabilir, sahip çıkmamız gerekebilir, ama bu durum onun terbiyesizlik yapması anlamına gelmez. Evini, ailesini sırf sağlıklı ve doğru haber yapmak için bırakıp gelen gazetecilerle ilgili hakarete varacak derecede konuşmak kimsenin haddine değil. Sarf ettiği cümleleri duymadığımızı sanmasın, yerin kulağı var. Benden kendisine bir ağabey tavsiyesi, sadece futboluna odaklan ve formayı kapmak için çalış. Bir de insan ilişkilerini güçlendir, kimsenin arkasından konuşma. Hepsi o kadar.