Bursa Hakimiyet

Vasiyet ve ucuz politika…

Merhum Başkanımız İbrahim Yazıcı’nın ardından ilk kez bir yazı kaleme alıyorum. TV programlarında da dile getirdim. Yazıcı’yla ilgili yazacak o kadar konu var ki… Ana hatları herkesin malumu… O nedenle geçmişle ilgili değil, bundan sonra yaşanacaklar hakkında görüş belirtmek daha sağlıklı olacak kanısındayım.
Öncelikle düzenlenen cenaze töreni gösterdi ki merhum İbrahim Yazıcı’nın yeri kolay dolmayacak. Bursaspor demiyorum, başta Bursa halkı olmak üzere tüm renkler efsane başkanı adına yaraşır bir şekilde uğurladı.
Ortaya çıkan fotoğrafa bakacak olursak İbrahim Yazıcı’dan sonra başkanlık koltuğuna oturacak kişinin işi kolay olmayacak. Koltuğun yeni sahibi sadece tabeladaki başarıyla değil, kulübün dünya futbol arenasında temsil edilmesiyle alakalı da sürekli sınanacak.
Bursaspor geçmişteki Bursaspor değil. O nedenle başkanlık yükünü taşımak her babayiğidin harcı olamaz…
Çok uzağa gitmeyelim bu kulüp 6 ayda bir yapılan kongreleri çok gördü. Gelecek başkan ve yönetim kurulu İbrahim Yazıcı döneminden feyiz alıp, geçmişi de unutmayarak hareket etmeli.
İbrahim Yazıcı’nın ardından geçen süreç içinde yapılan yanlışlıklara da değinmemiz gerekli. Kimse İbrahim Yazıcı’nın ismini siyaset malzemesi yapmaya kalkmasın, geri teper. Onun vasiyeti diye cümleye başlayıp, yaşanmamış olayları yaşanmış gibi göstermek ve ucuz politika yapmak Bursaspor kimliği taşıyan kimseye yakışmaz. Zaten camia da bunları yapanları içinde barındırmaz.
Vasiyetini ailesine bırakalım ve biz sadece İbrahim Yazıcı’nın hayata geçirmeyi planladığı üç önemli konuyu paylaşalım o kadar.
İlki Pablo Batalla’nın sözleşme uzatmasıydı. O iş Yazıcı’nın ömrünün son günlerinde tamamlandı. Süper Bücür sözleşmesini uzattı, resmi imzayı attı, hatta İbrahim Yazıcı peşinatını da bankaya yatırdı. İkincisi stat konusuydu. Onun derdi, yeni stada isminin verilmesi değil, stadın Bursaspor’a verilmesiydi. Üçüncüsünü de genel kurulda kendisi söyledi, sözleri de aynen şöyleydi: “Bundan sonraki hedefim Bursaspor’u Avrupa Kupaları’nda çeyrek final oynatmak. Ama tek şartım, tüm kentin kenetlenmesi”…
O zaman kendini Bursasporlu gören herkese düşen görev Yazıcı’nın ardından ucuz politika yapmadan, onun koyduğu bayrağı daha yukarı taşımak için kenetlenmek.
Hepsi o kadar…