Bursa Hakimiyet

Zirvede olmak istiyorsan…

Hikmet Karaman sezon içinde kampta ‘küçük bir Şampiyonlar Ligi oynamak istiyoruz’ demişti. İsteği yerine geldi. Son finalist Borussia Dortmund karşısında Bursaspor’un kendini sınaması önemliydi. Çıkan kadro ve sonrasındaki birkaç değişiklik gösterdi ki Bursaspor’un elinde çok alternatif yok. Transfer yapılmazsa da Bursaspor’un her kulvarda işi çok zor. Şu da başka bir gerçek, yapılacak transferin de kaliteli olması şart. Geçmişte yapılan hatalar gibi takıma katkı sağlayamayacaksa şimdiden söyleyeyim yandı gülüm keten helva.
Hikmet Karaman boşuna söylemiyor antrenmanda “Şampiyonlar Ligi’nde oynayacaksak top bizde olacak” diye… Dünkü maç şunu gösterdi. Dortmund topu koşturdu, Bursasporlu futbolcular ise kendilerini. Bu işin tecrübe kısmı. Bir de fizik kalitesi farkı var. İkili mücadelelerde ayakta kalan hep rakip oldu. Atılan tek golün altında iki yeni transfer, Taiwo ve Şamil’in olması da kendi motivasyonları açısından güzel bir gelişmeydi. Karaman, “Bu maçtan her dersi çıkaracağız” demişti, mutlaka çıkaracaktır.
Bu arada gurbetçilerin haklı bir isyanı var. Yazacağıma dair söz verdim. Dortmund geldi çatır çatır lisanslı ürününü sattı. Bizim gurbetçiler de haklı olarak isyan etti. “Nerede bizim lisanslı ürünler?” diye… Şampiyonlar Ligi’nde final oynamak böyle bir şey. Saha içinde de saha dışında da rakibinden farklı ve önde olacaksın. Pazarlamadan sorumlu olarak en tepeye gelip konacaksan da Özlüce’de oturmayacaksın, gelip ne yapıyorlar diye bakacaksın… Kurumsallık diyoruz ya, alın size kurumsallık.
Son bir not… Bursaspor, Dortmund karşısında sahaya çıkıyor, herkes TV başında maçı izliyor, Bursasporlu futbolcuların formalarının arkasında isimleri yazmıyor. Bu nasıl bir ihmalkarlıktır? Böyle bir hata nasıl yapılır? Ciddi bir maça antrenman formalarıyla çıkılmasının izahatı var mıdır?