Bursa Hakimiyet

Halka rağmen bu kanun çıkamazdı

“Belki kıskanırlar diye gördüklerini, Sakladım gözlerden gülücüklerini
Tülün, duvağın ben oldum yavrum.”
Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya, bir annenin evladına olan sevgisini bu sözlerle anlatır. Anne babalar sevginin en temizini, karşılıksız olanını çocuklarında bulur. Toplumda çocuğun bereketiyle geldiğine inanılır. Çocuk evin neşesidir, umududur, kıymetlisidir.  Sabahın kör vaktinden akşama dek döktüğümüz alın teri onun geleceği içindir.  
Çocuk, Türk milleti için bu derece önemli iken kanun yapıcıların çocuklarımızı savunmasız bırakmaları ya bu toplumla aynı duyguları paylaşmadıklarını ya da korumalar eşliğinde büyüttükleri çocuklarının bu tehlikelerden uzak olduğunu düşündüklerini göstermektedir. Her ne kadar salı günü akşam saatlerinde kanun teklifi tamamen geri çekilmiş olsa da bu utançla anılmak bile hem imza sahiplerine hem de iktidara yetecektir. 
Bir ülke düşünün ki bu ülkenin iktidar vekilleri  çözüm bekleyen kadın cinayetleri, kadına şiddet, çocuk istismarı, çocuk işçiler sorunları dururken çocuklarımıza tecavüz eden 4 bin sapık için af yolunu açmaya çalışsın.
Çocuğa tecavüz etmek bir sapkınlıksa tecavüzcüyü mağdur ilan edip onu tecavüz ettiği çocukla evlendirmeye kanunla teşvik etmek tecavüzcününkinden de büyük bir sapkınlıktır.
 Türk milliyetçilerinin meselesi tecavüzcüleri hapisten kurtarmak değil, aksine Türk çocuğuna dünyanın en güzel eğitim ve sosyal imkânlarını sunmaktır. Tam da bu noktada Osmangazi Ülkü Ocaklarımızın  Kent Meydanı’nda Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesiyle çocuk istismarına, çocukların çalıştırılmasına karşı düzenlemiş olduğu imza kampanyası daha anlamlı hale gelmektedir. Ocak Başkanımız Alican Çayır ve yönetimini tebrik ediyorum.
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz” diyen büyük Gazi, yolun yolumuzdur. Çocuk, vatandır. Bu vatanı lekelemek isteyenlere geçit vermeyeceğiz. Ne içeridekilere ne de dışarıdakilere…