Bursa Hakimiyet

Musul hâlâ Türk yurdudur

ABD’nin önce Afganistan’ı sonra Irak’ı işgali ile başlayan, “Arap Baharı” bahanesi ile bütün Ortadoğu’ya yayılan, ardından da uluslararası güçlerin uzun süreli planları çerçevesinde IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin bölgeye çöreklenmesiyle son noktaya varan Ortadoğu’yu kaosa sürükleme planları maalesef tıkır tıkır işlemektedir.
Ara sıra ülkemizde bombalı eylemler düzenleyen bu cinayet şebekeleri Müslüman görünümlü olsa da Haçlı emellerine hizmet etmektedir. Bölgeyi kaosa sürükleyen kimse, bu kuklaların oynatıcısı da odur. Amaçları cepheyi genişletmek ve kaosu Türkiye’ye de taşımaktır.
“Halep emniyette değilse Gaziantep, Hatay tehdit altındadır” dediğimizde kulaklarını tıkayanlar, “Musul, Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu vatandır” dediğimizde bizi başka ülkelerin topraklarında gözü olmakla suçlayanlar bugün geldiğimiz noktada sorumluluk sahibidirler.
ABD’nin, Rusya’nın bu bölgede ne tarihî ne coğrafi bir hakkı vardır.  Ellerindeki kan henüz kurumuş değildir. Oysa yanı başımızda bulunan Musul’da bizim her türlü hakkımız mevcuttur. Bu hakkımızdan vazgeçtiğimizi, Misak-ı Millî’nin rafa kalktığını düşünenler yanılmaktadır. Misak-ı Millî sınırları içerisinde olduğu halde bugün sınırlarımız dışında kalan Musul hâlâ bir Türk yurdudur. Tıpkı diğer esir Türk toprakları gibi…
Musul’u PKK’ya ve uzantılarına hediye etmek isteyen yabancı devletlere söyleyecek sözümüz, gösterecek tepkimiz vardır. Sözler Irak Başbakanı İbadi’nin ağzından çıkmaktadır ancak konuşan ABD ve diğer güçlerdir.
Biz Millî Mücadele’yi ABD’den izin alarak başlatmadık. Ülkemizi savunurken de, meşru müdafaa hakkımızı kullanacakken de kimseye soracak değiliz.
Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olarak ve uluslararası hukuk çerçevesinde gerek Musul’un gerekse Türkiye’nin güvenliğini düşünmek zorundayız.