Bursa Hakimiyet

3 puan varsa güzel oyun teferruattır

Maçtan bir önceki gün hepimiz acayip hesaplar arasında kendimizi ünlü şizofren matematikçi John Nash gibi hissettik…
Ancak Süper Final bileti kapmak bu kadar kolaymış…
Bursaspor izleyenlere bu sezon rahat maç izletmediği için, en rahat bulunabilecek istatistiği de es geçmiş olduk önceki gün…
Gelelim maça;
Kulağımızda hep aynı ses: Sestak istediği vuruşu yapamıyor…
Zannediyorum Sestak istediği vuruşu yapamadan da Bursaspor'dan ayrılacak…
Kötü de olsa, istediği vuruşu yapamasa da Sestak dün takımın ateşleyici gücüydü…
Zaten bir futbolcu bu kadar gol kaçırıyorsa ve çok eleştirilmiyorsa, oynadığı karakterli futboldan dolayıdır…
Antalya'ya maç boyunca baktık ancak bulamadık… Bursaspor özellikle ikinci golünü elini kolunu sallaya sallaya attı…
Ancak iki detayı da gözden kaçırmamak gerekiyor…
N'Diaye kanatlara indiği zamanlarda oyun açılıyor ve rakibin momentumu bozuluyor.
İbrahim Öztürk de Puyol ve Piquevari çıkışlarıyla takımın ileride çoğalmasını ve oyunun rakip ceza alanına yıkılmasını sağlıyor…
Sonuç olarak baktığımızda Bursaspor dün Antalya'dan istediği sonucu aldı…
Sahada iyi bir futbol yoktu, rakip dirençsizdi, takımın en teknik oyuncuları bile çok pas hatası yaptı…
Fakat kötü oynadığında bile kazanabilecek direnci sahaya yansıtmak takım ruhundan geçer…
Bursaspor da o reaksiyonu sahada göstererek 3 puanı aldı…
Şimdi sırada play-off görünümlü Süper Final var…
İster misiniz Bursaspor birinci çıksın ve büyük ihtimalle üst grupta 4.olacak Beşiktaş ile sezonun son maçını oynasın…