Bursa Hakimiyet

Acı benzerlik

İki Anadolu takımı, art arda gelen iki sezonda başarı ve günden güne düşüş…
2009-2010 sezonunda şampiyonluğu hem paraya hem de sisteme çeviremeyen Bursaspor, üzerine şampiyonluk sezonunda kalan bir kulüp…
Trabzonspor’unki biraz daha farklı…
2010-2011 sezonunda şike sebebiyle kupanın Fenerbahçe’den alınmasını ve kendilerine verilmesini isteyen Trabzonspor…
Bursaspor ‘biz 2009-2010 sezonunun şampiyonuyuz’, Trabzonspor da ‘biz 2010-2011 sezonunun gerçek şampiyonuyuz’ diye diye     erimeye başladı…
Ne sistem kuruldu, ne gidenin yeri doldu…
Hem Bursaspor hem de Trabzonspor’un son 4 yılda da Avrupa Kupaları’na katılması da birbirine çok benzeyen diğer unsur…
Taraftarın sabırsız, başarıya aç ancak altyapıya büyük önem veren yapıya sahip olması da diğer benzerlikler…
İki takımın da Avrupa’ya uzaklığı sadece 2 puan ancak Trabzonspor 7., Bursaspor 9.basamakta…
Puan olarak Avrupa’ya uzaklık az olmasına karşın, futbol her iki camiayı da tatmin etmiyor (Gerçi Trabzonspor Hami Mandıralı ile eski günlerine dönüş sinyali verdi).
Timsah şampiyonlukta, Karadeniz ekibi de kupada kalmasaydı belki de zirvede şu anda iki Anadolu takımının çekişmesini izliyor olacaktık…
Ertuğrul Sağlam döneminde gerçekleşen ‘ya tutarsa’ transferlerinin birçoğu Trabzonspor’da da gerçekleşti…
İbrahim Yazıcı ve Sadri Şener yönetimlerinin ardından gelen yönetimler de gariptir ki aynı yolu izledi…
Avrupa’da işi bitmiş, pahalı, futbolunun son demlerini yaşayan isimli oyuncuları kadroya katıp taraftarın gözünü boyamak…
Sonuç olarak iki camia da futbolla yaşamalarına karşın, keyif alamamaktan şikayetçi…
Camianın felsefesine uygun bir sistem kurmanın ne kadar önemli olduğunu Borussia Dortmund’a, Bayern Leverkusen’e, Atletico Madrid’e, Liverpool’a ve daha birçok takıma bakarak görebilirdiniz…
İki yönetimin de bir şeyleri değiştirmek için göreve gelip durumu daha kötü hale getirmesi de maalesef ki en acı benzerlik…