Bursa Hakimiyet

Alın bu futbolu...

1 yıllık işkencemiz, dün oynanan Süper (!) Final ile bitti…
Futbol adına sahaya bir şey yansımadığı, iki takım taraftarından başka kimsenin heyecanlanmadığı ama yayıncı kuruluşa göre 'Türkiye'nin nefesini tuttuğu' acayip bir maç oynandı…
Karşılaşmanın ardından Fenerbahçe taraftarının acayip hareketlerine mana bulup, polisi suçlayan acayip zihniyetler de çoğunluktaydı…
“E normal sahaya girmeleri şampiyonluğu kaybettiler,
E normal koltukları kırmaları üzüldüler,
E normal fotoğraf makinesi kırmaları çok baskı vardı,
E normal polis aracını devirmeleri”
E o zaman polisin yaptıklarını da çok normal karşılayacaksın…
Bir de kupa krizi vardı…
Önde kupa, arkada madalyalar ve iki hanım, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oradan oraya koştular…
Kupayı verecek ücra bir köşe aradılar…
Diyorum ki keşke Yıldırım Demirören yönetimi, şike ile ilgili kararını kupa törensizliğinin ardından verseydi…
En azından biz de; “Kupa töreni bile yapamıyorlar, bu kararı almaları çok normal. Demirören kupayı bile sahaya zor yansıttı, şikeyi hiç yansıtamaz” derdik.
Bazı ulusal basın yorumcuları da ayrı bir kafadaydı önceki akşam…
Sezon boyunca şiddeti üst noktaya kadar taşıyıp sonra Fenerbahçe taraftarını suçladılar…
Halbuki kendi eserleriydi, istedikleriydi, onlara göre olması gerekendi içten içe…
Galatasaray'ı tutan bir ağabeyim aynen şu sözleri söyledi dün: Sizin Galatasaray'ınıza da Fenerbahçe'nize de Beşiktaş'ınıza da Trabzonspor'unuza da şampiyonluğunuza da…
Ben de sadece aktarayım istedim bu duyguları…
Kupayı bile daha nasıl vereceğini bilemeyenler…
Kupa töreni yapmak için bile Başbakan’ı arayanlar…
Lig bitmeden korumaya geçip; “Biz normal sezonu şampiyon bitirdik, bu nasıl statü” diyenler…
Şikeyi sahaya yansıtamayanlar…
Mazlum rolünü alıp, çevreyi savaş alanına çevirmeyi de ihmal etmeyenler…
Futbolu bu hale getirenler…
Futboldan anladığınız buysa, alın bu futbol sizin olsun…
Uygun bir yerde oynarsınız…