Bursa Hakimiyet

Alışmadık Süper Final'de kaos durmaz

Nasıl da sarıp sarmalayıp, güzel sunmuşlardı halbuki değil mi?
İlk önce play-off dediler, ardından da Süper Final…
Zihniyet değişmedikten sonra süper desen kaç yazar…
İlk haftada süper diye bize yutturmaya çalıştıkları Fenerbahçe'nin futbolu dışında nefret, kin, kavga, eyyam, komplo teorileri vardı…
Bir de kontrolsüz sinir ile ırkçılık arasında gidip gelen acayip bir durum…
Yani ismini ne koyarsan koy yönetenler aynı, yorumlayanlar aynı, oynayanlar aynı, yayınlayan aynı…
Fi tarihinden kalma yapısı su basan statla başladı Süper Final… Maç öncesi yapılan Devler Ligi muadili görsel şölen topun yere yapışmasıyla son buldu…
Hafta, takımında 3 zenci, 2 esmer tenli insanla oynamasına karşın, karşısındaki futbolcuya 'pis zenci' diyecek kadar düşünceden uzak ve gözü dönmüş insanla devam etti…
Ve her şeye karşı olan ancak bir türlü tribün terörüne karşı olamayan acayip duygulara sahip olan zatların maçıyla sonlandı 1. hafta…
Tek korkumuz Sabri Sarıoğlu'nun maçtan sonra “Fernandes bana 'pis beyaz' dedi” cümlesini sarf etmesiydi, korktuğumuz başımıza gelmedi…
Hafta birahaneden canlı yayına bağlanır gibi saçılan ulusal (!) yorumlarla bitti…
Ama en önemlisi gelecek haftanın şimdiden çizilmesiydi: “Süper Final'de bu kadar kolay puan farkı açılmaz. Galatasaray-Fenerbahçe maçına dikkat. Fener'in kazanmasını isteyecekler. Yayıncı kuruluş dekoder satamaz.”
İçimiz, dışımız komplo teorisi, stres ve futbolu ne kadar pis gösterecek olgu varsa hepsi…
Play-off baştan kokuyordu, Süper Final kıyafeti giydirilip sunulmaya çalışıldı…
Ama play-off'a altın semer de giydirsen, play-off yine play-off…
Birbiriyle din, dil, ırk, statü, siyasi sürtüşmesi olmadan amaçsızca kavga edebilen ve dünyada başka derbi örneği ol(a)mayan bir gruba böyle Süper Final yakışır…
1 haftada bunlar oldu, 5 haftada kim bilir neler yaşanacak…