Bursa Hakimiyet

Avrupa sonrası transfer klasiği


Fakat en azından Karabük teknik ekibi gibi oyuncu seçimi konusunda sıkıntı yaşamadı…
Hadi Mabiala geçen sezon transfer edildi, Muhammed de yıllardır var…
Ama bu sene takımda kalacakları anlamına gelmiyor ki…
İki futbolcu, Yiğit İncedemir’i de yanlarına alarak pimi çekilmiş bomba gibi 90 dakika dolaştılar ceza alanı çevresinde…
Müdahale ettikleri her top sekti, pres yediklerinde de ne yapacaklarını bilemedi bu ikili…
Ve ilk yarı boyunca Bursaspor planlı ve organize tek bir atak gerçekleştirmedi iki stoper karşısında…
Yani rakibin zaafını kullanıp, maç içerisinde reaksiyon gösteremedi Bursaspor…
Bunu yapacak bölge de tabii ki teknik ekipti…
Dikkat edin atakların hepsi kişisel yeteneğin ön plana çıkmasıyla oldu…
O kişisel yetenek de tabii ki Batalla’ydı…
Alex’in ‘Batalla mı, sen mi’ sorusuna ‘Batalla’ cevabı verdiği kadar vardı oyunu…
İkinci golde yaklaşık 25 metrelik çapraz ve akıllı bir koşu yaptı…
Yani öyle ‘al da at pası’ gibi gözüken bir pozisyon değildi, ‘koşayım da atayım’dı…
Attığı pasların yarısını da Pinto Banguravari bir şekilde kaçırdı…
Batalla çok iyiydi ama Belluschi’ye de ayrı bir parantez açmak gerekiyor…
İlk kez 11’de çıktığı maçta ‘Ben futbolcuyum’ diye bas bas bağırdı…
Attığı birçok pas anlaşılmadı, ancak Insua gibi küsmedi devam etti…
‘Ben bu derinlemesine pasları atacağım, siz de bir zahmet koşun’ dedi, yılmadan devam etti…
Maça dönecek olursak; Bursaspor, kesinlikle Süper Lig kalitesinde olmayan takıma karşı farklı bir skor aldı…
Önemli olan 3 puandı ancak açık söylemek gerekirse futbolu güzel gösteren Karabük’ün dirençsiz oyunuydu…
Her şeye rağmen Bursaspor, maçın bazı dönemlerinde ‘gelecek için umut ışığı’ futbolunu sahaya yansıttı…
Serdar Aziz ve N’Diaye’nin takıma dönmesi, Tuncay’ın alışması, Belluschi’nin paslarının anlaşılır hale gelmesiyle Bursaspor zirveye oynayacak duruma gelecek gibi gözüküyor…
İnsan Belluschi’yi, mücadele gücü oturacak Tuncay’ı, iyi bir alternatif olan Murat Yıldırım’ı görünce, zihnini Twente maçına çeviriyor…
Acaba kadro derinliği şu andaki gibi geniş olsaydı ve Avusturya Kampı’nda bu futbolcular yer alsaydı acaba sonuç yine aynı mı olurdu?
Koskocaman bir soru işareti hem de ünlemle karışık…