Bursa Hakimiyet

Bahanelerin bittiği maç

Sezon başından bu yana zemin bozuktu, hava lodosluydu, rakip kapanıyordu, hakem kötüydü, yorgunduk, TFF falan derken geldik 22. haftaya…
Her sezon çıkış içerisindeyiz, alışma dönemindeyiz, ders çıkarıyoruz gibi söylemleri saymıyorum bile…
Sonuçta Ertuğrul Sağlam'dan “Artık bu sezon böyle geçecek” açıklamasını duyacağımız varmış…
Skoru koruyamamanın sebebi stres…
Peki stres yönetimini kim üstlenecek?
Teknik ekip…
Takım bir dakikadan sonra geriye çekiliyor… Peki bunun önüne kim geçecek?
Teknik ekip…
Evet, 2 acayip gol yendi dün Başkent'te… Ancak maç nasıl bu duruma geldi?
İleri uçta golünü atmış yeni transfer Pinto 68'de oyundan çıkarılıyor… O zamana kadar tehlike arz eden ve ne yapacağı belli olmayan Şilili oyuncunun yerine ise artık Gençlerbirliği savunmasının her adımını ezberlediği Turgay giriyor…
Yine ön alanda topu tutacak, her şeyden önce Gençlerbirliği'nin ailecek baskı yapmamasını sağlayacak Batalla çıkıyor… Yerine savunma yapan, ayağında top tutma mahareti pek bulunmayan Musa oyunda…
Arjantinli ne zaman ilk 11'de başlayıp yolundan çıktıysa, Bursaspor sürekli baskı yemeye hatta gol yemeye mahkum bir futbol oynadı…
Skor 2-2 olduktan sonra Adem'in yerine Svensson'un girmesi ile ilgili kimsenin bir görüşünün olduğunu da düşünmüyorum… Refleks bir değişiklikti, kimse anlamadı…
22 hafta geride kaldı puan 26…
Görünen o ki; 22 haftada sözler yerini bulmamış…
Kimse ders çıkarmamış, çıkarmamaya da devam ediyor…
Bu karşılaşmanın ardından aklıma tek bir şey geldi…
Maçtan sonra hakem Kuddusi Müftüoğlu basın önüne çıkıp; “Ertuğrul Sağlam yaptığı değişikliklerde hatalıydı. 3 puan alacakken Bursaspor'un 2 puanını yedi” deseydi ne kadar acayip olurdu değil mi?
Çok basit bir kural: Futbol hatalar oyunu ve bu endüstri içerisinde herkes hata yapabiliyor…
Bazen hakemler, bazen futbolcular bazen de teknik adamlar…