Bursa Hakimiyet

Batalla bu kapağın altında

Şike, 58. madde, yeni doğan tüp bebeğimiz 105. madde falan derken futbolu iyice unutmuştuk. Arjantin'den gelen bir kişi bize tekrar hatırlattı futbolu…
Bursaspor 'gazozuna maça çıkıyor' derken, onyüzbin baloncuk yutturdu Es-Es'e Tangocu…
Tango ile elektronik müziği birleştiren Gotan Project gibiydi sahada Pablo Batalla… 80'lerden kalma tekniğe dayalı futbolu sahnelerken Atatürk Stadı'nın çimlerinde, endüstriyel futbolun 'takım oyuncusu' özelliğini de sergiledi. Her zaman yaptığı gibi…
Son zamanlarda dillenen; “Türkiye'de 1 Alex, ikinci de Batalla” sözüne şiddetle karşıyım…
Takımına gol ve asist olarak katkıda bulunup, üzerine ön alandaki savunmada görevini yerine getiren ayrıca hücumda da yaptığı boş koşularla savunma oyuncularını peşinde koşturup, arkadaşlarına alan yaratan bir futbolcudan bahsediyoruz… Ve Ertuğrul Sağlam'ın takım oyunu disiplininde sivrilen bir futbolcudan… Yani Batalla, Alex gibi takımın sistemi üzerine kurulmuş, istediği zaman koşan ve her şeyden önemlisi medya tarafından şişirilen bir futbolcu değil…
Futbolu sevenler şu anda ikiye ayrılmış durumda: 1-Duygusal düşünüp, geçmişin Brezilya'sında, Arjantin'inde hatta Hollanda'sında kalanlar ve bunun yok olmasını istemeyenler… 2-Futbolun sistemden kurulu olduğunu ve sahadaki her bireyin sistemin bir parçası olduğunu düşünenler…
Batalla her iki tarafa da keyifli anlar yaşatıyor…
Yazımın sonuna yaklaşırken çok üzücü bir haber aldık… Sadece Bursaspor'un değil Bursa'nın amcasını, Necati Akgün'ü kaybettik… Bursaspor denildiği anda, yeşil ve beyazı yan yana gördüğü zamanda gözleri dolan, sarı Murat 131'inden asla vazgeçmeyen, sohbetiyle her zaman bize öğretici olan Necati Amcamıza gelsin bu son galibiyet…
Onun o güzel ruhuna gelsin Batalla'nın bu güzel oyunu…
Mekanın cennet olsun Necati Amca…