Bursa Hakimiyet

Batalla sahada kalınca…

İlk önce stadın ambiyansıyla başlayalım…
Bursa'da erkek taraftarlar tabii ki itici güç… Ancak kadın ve çocuk taraftarlar da onlardan geri kalmadılar…
Açıkçası ödül gibi bir ceza geride kaldı…
Futbolcular da ilk dakikalardaki şaşkınlıklarının ardından açıkçası üzerlerinde baskı da hissetmeyerek istediklerini sahaya yansıttılar…
Gelelim maça…
Geçen haftaki Gençlerbirliği ile bu haftaki Galatasaray maçı arasında farkı bir elin parmaklarını geçmeyecek maddelerle çıkarabiliriz…
Futbolcuların iyi konsantre olması, rakibinden daha fazla koşarak kazanabileceklerinin farkına varmaları, topa sahip olunmasa da oyuna hakim olarak 3 puanı alabilecekleri…
Ancak hepsinden önce tek bir madde vardı: Pablo Martin Batalla…
Bu artık bir gerçek; Bursaspor'un hücum silahı, hem tekniği hem de son vuruşuyla Batalla…
Arjantinli futbolcu sahada olduğu sürece rakip takım hep savunmayı sağlama almak zorunda…
Batalla'nın sahada olması, Galatasaray'ın son dakikalara kadar risk almasını engelledi…
Bazen hücum oyuncusunu sahada tutarak da savunmaya katkıda bulunabilirsiniz…
Bu duruma en iyi örneği de dün Atatürk Stadı'nda yaşadık…
Maçta öne çıkan başka durumlar da vardı…
Fatih Terim'in 2 forvetle maça başlaması adeta intihar gibiydi… Sağlam Bursaspor orta sahası karşısında eridi gitti Galatasaray…
Bursaspor savunma hattı ise neredeyse hatasız oynadı…
Ancak bir parantez açmak gerekiyor… Sağ bek olarak transfer edilen Hakan Aslantaş, sol bekte belki de Vederson'dan daha iyiydi…
Sonuç olarak Bursaspor dün çok fazla hücum etmek zorunda kalmadığı bir maça çıktı… İlk önce durdurması gerekiyordu ve bunu da yaptı… Hücumda çok etkin olamasa da 3 puanı da kaptı…
Fakat Galatasaray maçı hiçbirimizi yanıltmasın… Bursaspor halen oyunu rakip yarı alana yıktığı maçlarda sıkıntı çekiyor…