Bursa Hakimiyet

Bir Bursasporlunun direnişi

Alper Kavuşturan’ı tanırsınız…
Tanımayanlarınız için anlatayım…
Merhum başkan İbrahim Yazıcı’nın vefatının ardından “Milyonlar ağlıyorken şampiyon başkanın gidişine yeryüzünde, Bursaspor’un 2010 yılı şampiyonluğu kutlanıyor bugün cennetin her köşesinde” cümlesiyle biten yazıyı yazan kardeşimiz…
Ben de bu mısralarla tanıdım kendisini…
İyi ki tanımışım…
Ülkesini seven, Atatürk ilke ve inkılâplarına sadık, haksızlığa gelemeyen, herkes için özgürlük isteyen çapulcu(!) bir kardeşimiz kendisi…
Bir önceki akşam konuştuk kendisiyle çok da sevilmeyen sosyal platformdan…
Aynen şunları söyledi Gezi Parkı’ndan canlı canlı…
“İnşallah geleceğim kongreye yarın ara vereceğim ama bu olay haftalarca devam eder abi hiç niyeti yok kimsenin çıkmaya yerleşik düzen ve huzur var burada. Misafir ederim demeyeceğim zaten eve gerek yok burada sabahlamak lazım. Sayısız da Bursasporlu var ilk günlerde çok koştum peşlerinden bir şey lazım olursa arayın diye ama artık yetişemiyorum bile. En güzeli de politika üstü taraftarlık üstü bir durum var kimse birbirinden rahatsız olmuyor.”
Ve Bursa’dakilere de şunu söyledi: Bursa’daki yürüyüşten sonra bayağı insan helal Bursa demeye başladı sizin de ayaklarınıza sağlık.
Alper bu cümleleri söyledikten birkaç dakika sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuştu…
Açıklamaları tekrar yazmama gerek yok…
Bir tarafta parti militanı, çapulcu, provokasyon olarak tabir edilen insanın sözleri, diğer tarafta da yüzde 50’nin seçtiği ancak yüzde yüzün başbakanının sözleri…
Teşekkürler Alper…
Bana bizden sonra gelen neslin de demokrasiyi düşündüğünü gösterdiğin için…
Teşekkürler Başbakanım…
3 gün önce Türkiye’den ayrılırken yaptığın açıklamalarda olduğu gibi, geldikten sonra da sözlerinle ağlattığın ve bu ülkenin yüzde yüz olma ihtimaline söylemlerinle ‘ret’ oyu verdiğin için…
Sokaktaki gençler sadece herkes için adalet istedi…
Burnunun tam ortasına gaz bombasını yedi…
Yılmadı devam etti, provokatörleri çevresinden savmaya çalıştı, partilere ‘gidin’ dedi, nefret ettiği takımın taraftarıyla birlikte yan yana yürüdü…
Beşiktaş’tan haber geldi, ‘Burası Bursaspor tezahüratıyla inliyor’ diye…
Camiye sığındılar alkolik oldular, yalanlandı…
‘Kandilde içmeyin kardeşim’ dediler, ‘samimi değiller’ yaftası yapıştırıldı…
Gazı yediler sustular, durdular, tepki gösterenlerle bir tutuldular…
Bir tek amaçları vardı sokaktakilerin; “Yüzde 90 da olsan bize provokatör deme, bizi say. İnsan olduğumuzu hatırla, işi sandığa bırakma çünkü bu zaten senin göre-vin” dediler…
Onların içinde de artık kardeşim dediğim Alper vardı…
Alper; Ozan’dı, Mustafa Kemal’di…
Gençti, umudumuzdu, hakkını demok-ratik yoldan arayandı…
Artık kardeşimsin Alper Kavuşturan…
Sen bundan sonra istesen de istemesen de yeni bir abin var…