Bursa Hakimiyet

Bir tek Harun

Artık anlaşıldı ki; bu kadro yapısıyla Bursaspor hem sahada keyif veren hem de galip gelen bir görüntüyü nadir verecek…
Sezon başından bu yana ikisinin birleştiği ikinci yarının başındaki Trabzonspor ve Gaziantepspor maçları var sadece…
O zaman futbolun romantik tarafını bir tarafa bırakıp, konuya kısaca maddesel bakalım…
‘Galibiyet önemliydi, kazanan her zaman haklıdır’ gibi klişe cümleler kurup sahadaki futbolsuzluk gerçeğinden uzaklaşarak bu kısmı da geçelim…
Bir takımda oyuncuların yüzde 80’i ilk seferde pas atacağı oyuncuya topu en az 4 pasın ardından ulaştırabiliyorsa o ekipte ya zihinsel ya da yetenek anlamında sorun büyüktür…
Bir takım 1-0 öndeyken geriye çekildiğinde gol yemeyi alışkanlık haline getirmesine karşın halen skoru korumayı amaçlıyorsa, o ekipte psikolojik sıkıntı fazladır…
Ve bir takımda oyuncular 24 hafta geçmesine karşın halen ne zaman pas, ne zaman orta atacağının kararını veremiyorsa, o ekipte uyuşmazlık olduğu neredeyse kesinleşmiştir…
Hiç mi iyi şey yoktu derseniz, bireysel anlamda tabii ki vardı…
Şamil yine profesyonelliğiyle örnek gösterilecek durumdaydı…
Ama her şeyden önce sahada bir dev vardı o da Harun Tekin’di…
İstanbul’dan gelme torpili işlemeseydi de Harun oynamaya devam etseydi acaba kendini ne kadar daha geliştirirdi?
Şu anda tartışmasız ligin açık ara en iyi kalecisi durumunda Harun Tekin…
Son zamanlardaki oyunu, ABD kalecisi Tim Howard’ın Dünya Kupası 2014’teki performansını hatırlattı...
İstanbul torpili milli takımda işlemezse ve Harun bu performansla devam ederse EURO 2016’da kale Harun Tekin’in hakkıdır…