Bursa Hakimiyet

Bu Bursaspor’u kim eleştirir ki?

Bu takım, bu oyunla 5 gol yeseydi de ayakta alkışlanırdı…
Son iki yıldır, geçen sezonki kupa maçları da dahil olmak üzere en olgun, en istekli Bursaspor’u izledik…
Resmen satranç gibiydi maç…
Bir yanda tecrübeli Fatih Terim, diğer yanda Süper Lig’de teknik direktör olarak ilk maçına çıkar Ersel Uzgur…
Her iki teknik adam da kilidin orta sahada çözüleceğini düşünerek sahaya çıktılar…
Ancak iki çalıştırıcının sahaya sürdüğü kadro açıkçası oyunu kilitleyen unsur oldu…
Fatih Terim’in alternatifi daha fazlaydı çünkü Bursaspor’da Carson ve İbrahim’in sakatlanması, Uzgur’un hamle yapmasını engelledi…
Sonuç olarak maç 1-1 sona erdi ancak bu kadro neler yapabileceğini gösterdi…
Bursaspor adına sahada olan futbolculardan birisine bile ‘savaşmadı’ diyebilir miyiz?
İstanbul’da oynayan 14 futbolcudan 10’u bu mücadelede de forma giydi…
Arada sadece ruh ve istek farkı vardı…
Her zaman söylediğimiz gibi; ‘Bir takım önce isteyecek ve ruhunu da sahaya yansıtacak.’
Taraftar tribünde desteğiyle, futbolcular sahada ruhlarıyla vardı…
Bu maç tek bir soruyu aklıma getirdi…
Bir teknik direktörün oyuna katkısı ne kadardır?
Geçen haftaki 4-1’lik mağlubiyetin yaşandığı İstanbul BŞB. maçında takımın başında Mourinho olsaydı ne değişirdi?
Ya da Alex Ferguson o takıma ne yapabilirdi?
Koskoca bir hiç…
Bursasporlu futbolcuların maç seçme lüksü yok…
Futbolcular artık şunu iyi anlamalı…
Bursaspor üst sıralara oynayan sıradan bir Anadolu takımı değil…
Büyük diye tabir edilen maçlarda canını dişine takıp, diğer karşılaşmaları es geçecek lüksleri yok…
Çünkü artık Bursaspor şampiyonluk apoleti olan, her sene zirveye oynamayı hedefleyen, her maçından da üç puan çıkarmak için terinin son damlasına kadar savaşmak zorunda olan bir takım…
O yüzden kadroda kim olursa olsun, Karabük maçında da Elazığ karşılaşmasında da tekrar bu karakterli futbolu sergilemek zorunda…