Bursa Hakimiyet

Devrimler sancılı olur

Nereden nereye?            
Geçen sezon bu dönemlerde, Daum’un sıkıcı, gelecek vaat etmeyen, karakterden yoksun futbolunu izliyorduk ve 14 puan toplamıştı…
Bu sezon 10 hafta sonunda toplanan puan 15…
Geçen yıl ‘aman düşmeyelim’ sözleri havada uçuşuyordu…
Bu sezon ‘ikinci şampiyonluk neden gelmesin’ deniyor…
Peki aradaki puan farkı 1 olmasına karşın bu düşünce farkı neden?
Holmen ve Traore’nin verimiyle bağdaşmayan maaşlarına rağmen başarılı bir kadro mühendisliği,
Oyuncuların nasıl bir kulüpte olduklarının farkına varmaları,
Ve her şeyden önce Şenol Güneş’in futbol mantalitesi… 
Geçen sezon Daum’un yaptığı Barcelona’ya cattenacio (İtalyanlar’ın, futbolun keyfine limon sıkan sistemi) oynatmak gibiydi…
Biz de haftalarca bu şehrin karakteriyle bağdaşmayan felsefenin yok olmaya mahkum olduğunu yazmıştık…
Şenol Güneş ile birlikte bu sezon bambaşka bir havaya büründü Bursaspor…
İsmail Kartal eğer maç sonunda ‘Bursa gibi zor bir deplasmandan 1 puan aldığımız için oyuncularımızı kutluyoruz’ deyip, Güneş de ‘galibiyeti kaçırdık’ açıklamasını yapıyorsa ‘yol doğru’ demektir…
Kimse unutmasın ki devrimler sancılı olur…
Unutulmaması gereken bir söz de devrimlerin kendi evlatlarını yediğidir…
Esasında Bursa futboluna bambaşka bir karakter kazandırmak için yola çıkan Şenol Güneş’e karşı hepimizin eleştiri yaparken iki kez düşünmesi gerekiyor…
Bursaspor puan kaybedebilir, hatta yenilebilir de…
Ancak bu futbol her zaman ayakta alkışlanmaya devam eder…
Futbolcuların da gelecek haftalarda bu bilinçle sahaya çıkıp, bu büyük futbolu devam ettirmesi ve İstanbul takımları karşısında çıkan doğal motivasyonu sürdürmesi gerekiyor…
Bu sezon Bursaspor’da puanların fazlaca kaybedildiği ancak futbolun karakter kazandığı ilk 10 hafta yaşandı…
Skor odaklı olamayan bir futbol dilencisi daha fazla ne isteyebilirdi ki?