Bursa Hakimiyet

Farklı bir Daum!

Christoph Daum, Bursaspor’un başına geldiği günden bu yana ilk kez kazanmak için çaba sarf etti…
Alman teknik adamın yaptığı bütün değişiklikler, kazanmak üzerine kuruluydu…
Kötü gününde olan Basser ile ilgili kararını çabuk verdi, Murat Yıldırım’ı sahaya sürerek orta sahada direnci artırdı, Sestak ve Kazım ikilisine Enes’i de ekleyerek hücum hattında daha etkin olmak istedi…
‘Bursaspor’a savunmaya dönük futbol oynatamazsınız’ dediğimizde ‘Kadro kalitesi bu kadar’ diyenler zannediyorum bu takımın hücum futbolu oynayabileceğini görmüştür…
Evet takım gereği kadar üretken değildi ancak yine de oyunun çoğu Gençlerbirliği yarı sahasında geçti…
Bursaspor golü bulmak için her şeyi denedi…
Gelelim Stanislav Sestak’a…
Daum’un kararlarına anlam vermek gerçekten çok zor…
Pinto’yu ve Sestak’ı kesti, Pinto’yu tekrar oynattı şimdi yine tribüne gönderdi ardından da Sestak’ı dün oynattı…
Stanislav Sestak inanılması güç goller kaçırabilir, ancak kimse bir maçın sonunda ‘Sestak mücadele etmedi’ diyemez…
Sayın Daum karşılaşmanın ardından; “90 dakika boyunca iyi çalıştı. Ayrıca Sestak iyi bir profesyonel. Antrenmanlarda çok iyiydi. Bu şansı ona verdim” dedi.
Sestak zaten çalışkan ve profesyonel bir futbolcu. Bu son haftada değişen bir durum değil. Ancak Christoph Daum zannediyorum bunu yeni anladı ve gördü…
Son olarak statta yaşananlara değinmek gerekiyor…
Batalla olayında kulüp yetkililerinin krizi yönetemediğini savunanlardanım…
Ancak bunu savunmam takım son saniyelerde yüklenirken ve gol ararken Batalla tezahüratlarını savunacağım anlamına gelmez…
0-0 devam eden bir karşılaşmanın son anlarında ‘Pablo Martin Batalla’ tezahüratı kime ne yarar getirir?
Batalla’ya bile yarar getirmez!
Her şeyden önce bu tezahürat, karşılaşma 0-0 da olsa sahada kazanmak için her şeyi yapmaya çalışan sahadaki futbolcunun emeğine saygısızlıktır…