Bursa Hakimiyet

Gerekeni oynamak

Bursaspor’un Trabzonspor ile oynadığı maçla ilgili çok şey yazılabilir...
Bardağın boş tarafından da dolu tarafından da bakabilirsiniz...
İki taraftan da bakmak gerekirse esasında Batalla konuyu özetlemiş ve konuyu katlayıp kenara koymuş...
Sadece iki cümle;
“Buradan ne kadar doğru sonuçlar çıkarılır çok emin değilim, belki puan kazanmadık ama özgüven kazandık.”
“Oyun planınız sadece sizin belirlediğiniz bir şey değildir. Rakip takımın da bunda çok büyük payı vardır.”
Trabzonspor karşılaşması için iki mükemmel tespitti...
Yani takımın iyi olup olmadığını bu maça bağlamıyor, ancak skorun özgüveni üst seviyelere çıkardığını söylüyor, maçın analizini de bir cümlede toparlıyor...
Evet, takım istenen seviyede değil, ilk yarı özellikle 15-20 dakika savunmadan çıkamadı, hücum varyasyonları maç boyunca çok etkili değildi, bazı oyuncuların performansı da yetersizdi...
Fakat herkes şunu kabul eder ki; Harun etkisi ya da Trabzonspor hücum hattının beceriksizliği diyelim, Bursaspor gol yemeden maçı tamamladı...
2 penaltı, 1 duran top organizasyonuyla gol bulunsa da ve oyun içerisinde hücum varyasyonlarına çok rastlamasak da sonuca gidildi...
Bu durum Bursaspor’un iyi olduğunu göstermez fakat kötü olduğunu hiç göstermez...
İlk 15 dakikadaki kahredici futbol, ‘E ne oldu geçen senenin aynısı bu’ dememize sebep olsa da ilerleyen zamandaki bir şeyler yapma ve oynama isteği gelecek adına umut verdi...
Hamza Hamzaoğlu içinde hem savunmayı hem de hücumu barındıran mütevazı bir karakter...
Hamzaoğlu’nun karakteri sahaya yansırsa, mütevazı kadroyla başarı da gelebilir...
Çünkü bu ligde salt hücum ya da salt savunma yapan takımlar nadiren başarıya ulaşıyor...
Gerekeni oynayanlar, bir de karakterli futbolculardan kurulu bir ekipse, diğer ekiplerden hemen ayrılıyor...
İşte Trabzonspor maçında da gerekeni oynayan, mücadele eden bir Bursaspor vardı...
Bakalım bu durum sezona nasıl yansıyacak...