Bursa Hakimiyet

Güneşli günler

Ligin ilk yarısı sonunda söylenebilecek belki de tek söz; Teşekkürler Şenol Güneş…
Geçen yıl bu zamanlarda karakterden uzak, pasif bir futbol izliyorduk…
O dönemde en güzel savunmanın hücum olduğunu, takım savunma yapsa da garip goller yendiğini ve Daum’un oynatmak istediği (!) futbolu konuşuyorduk…
17 hafta sonunda atılan gol 19, yenilen gol 19, puan da 24’tü…
Ama futbol adına gelecek vaat etmeyen bir oyun vardı…
Bu sene 16 hafta sonunda atılan gol 31, yenilen gol 19, puan da 26…
Şehrin karakterine uygun futbol, kaçırılan puanlara yanmak ve her şeyden önce ‘ligin en keyifli futbol oynayan takımı unvanı’ var…
Şenol Güneş Bursaspor’a karakterli futbol oynatma adına büyük hamleler yaptı, bu şehre en uygun sistemi sahaya yansıttı…
Saha dışında da saha içindeki gibi hücumda etkiliydi Şenol Güneş…
Gelelim dünkü maça;
Açıkça söylemek gerekirse psikolojik anlamda bitmiş Akhisar Belediyespor karşısında Bursaspor erken tatile çıkmış gibiydi…
Ancak kaliteli ayaklar ve büyük bir takımda bulunabilecek ‘her maçı kazanma içgüdüsü’ maça ağırlığını koydu…
9 dakikada bitirdi Bursaspor maçı…
Emre Taşdemir çok iyi bir performans sergiledi ancak bir de güçlü eşleşme karşısında da kendisini göstermesi gerekli…
Maçta Holmen’in nerede oynadığını takip edemez duruma geldik. Sol kanatta başladı, sağa geçti, değişikliğin ardından orta alana ve yine değişiklik, yine sol kanat…
Ligin ikinci yarısında Holmen, Traore, Ozan İpek, Enes Ünal hatta Ethem gibi oyuncuların devreye girmesi, Şenol Güneş’in hamle sayısını artıracak…
Bu da ‘ah kaçtı’ denen galibiyetlerin alınmasını sağlayacak…