Bursa Hakimiyet

Harun’un suçu ne?

Ertuğrul Sağlam’a bir önceki Fenerbahçe maçındaki gibi ‘zamanı mıydı genç oyuncuları sahaya sürmek?’ sorusunu soracağım da; Batuhan ve Ozan Tufan daha ne oynasın?
Ellerinden geleni sahaya yansıttılar…
Kısır döngü futbol içerisinde Ozan bindirmeler de yapmaya çalıştı, savunmada da görevini yerine getirip Stoch gibi sprinter bir futbolcuyu marke etti…
Batuhan da mücadelesini ortaya koydu, pas alabilmek için çapraz koşular yaptı, top rakipteyken ön alanda iyi niyetiyle pres yaptı…
Arkasında oynayan Forsell’e bakıyorsunuz 45 dakikada yaptığı tek olumlu hareket iki taç atışını hatasız kullanması…
90 dakikaya bakıyoruz hataları yapanlar belli: Tecrübeliler…
İlk sorum Hakan Aslantaş’a…
O kolun orada işi ne?
İkinci sorum da Carson’a…
Orada işin ne?
Gerçi Hakan Aslantaş’a sorulacak çok daha fazla soru var ancak daha önce de yazdığım gibi onun bir suçu bulunmuyor…
İyi niyetinden zerre kadar şüphemiz yok fakat büyük takımda oynamak için sadece iyi niyet yetmiyor…
Ertuğrul Sağlam maçtan önce ‘en az 1 puan almak için sahaya çıkıyoruz’ diyor…
Sahaya bakıyorsunuz oynanan futbol ‘en fazla bir puan alabilirim, o da şansım yaver giderse’ diye bas
bas bağırıyor…
Kaleyi bulan tek bir şut yok, geriye düştükten sonra direnç göstermek yok, daha kötüsü ‘niye oynamıyor’ dediğimiz futbolcular oyuna girdiğinde katkıları yok…
O zaman ‘gençler neden sahada’ sorusunun da manası yok…
Hatta gençler sahadayken, kupanın yıldızı Harun Tekin niye kalede yok…
Nazilli ve Altay karşısında kritik dakikalardaki önemli kurtarışlarıyla Bursaspor’un gruplara kalmasına büyük katkıda bulunmadı mı?
Bulunduysa ve bu kadar rotasyon olduysa Harun’un suçu ne?
Hem de Belediye karşılaşmasında kaleyi devralacakken ve maç kondisyonuna ihtiyacı varken…