Bursa Hakimiyet

Helal olsun

Galibiyete rağmen Hakan Aslantaş ve Musa Çağıran’a bir parantez açmak gerekir…
İki oyuncu da bölgelerinde sakatlık olduğu anda 11’e girecek futbolcular…
Acaba bunun rahatlığı mı vardı ikisinde de…
34 maçın en az 25’ini hücum oynayan bir Süper Lig takımı düşünün ve sol bek alternatifinin sağ ayaklı Hakan Aslantaş olduğunu…
Rakip takıma baskı kurduğunuzda Hakan ne kadar orta yapabilir?
Veya ekibine hücum zenginliği katabilir mi?
Aynı durum Musa için de geçerli…
Belluschi’nin alternatifi Musa ise uzun yıllardır süregelen transfer politikasının (en azından alternatif oyuncular ile ilgili bölümü) tekrar gözden geçirilmesi gerekmez mi?
Musa Çağıran Bursaspor’a göre zayıf sıklette olan takımlara karşı sezon başında en azından direnç gösteriyordu…
Ancak son haftalarda bu direnci de göremiyoruz…
Hakan ve Musa’yı bir kenara bırakıp geçelim Sestak’a… İki futbolcu için ne yazdıysak, tam tersini de Slovak oyuncu için söylemeliyiz…
Pinto’nun yokluğunda haftalarca takımın değişilmezi ol, ardından yedek kulübesine geç, sonradan oyuna gir golünü at, ardından da Altay’a karşı ilk 11’de çıkıp aynı karakterli futbolu göster…
Sestak’a sadece ‘helal olsun’ denir…
Geçen sezon başından bu yana inanılmaz goller kaçırdı, yedek kaldı, sonradan oyuna girdi, sahaya çıkamadı ancak çizgisini hiç bozmadı…
Bursaspor formasını giyen bazı oyuncuların Sestak’tan öğreneceği çok şey var…
Son söz Ozan Tufan’a…
Hazır Sestak demişken ve 6 yabancı sınırlaması varken Ozan neden A2’ye hapsedilir?
Yine gördük ki; Ozan yaşından çok büyük işler yapıyor, inanılmaz soğukkanlı ve tam bir profesyonel…
En azından 18 kişilik kadroda olmayı hak ediyor…
Sestak gibi bir profesyonelin sahada olması için uygun bir tercih gibi…
Basser’in sezon başından bu yana sürekli adam kaçırdığından, hücuma katkısı bulunmadığından ve Hakan’ın performansından bahsetmiyorum bile…