Bursa Hakimiyet

İnanınca neler olmaz

Yeni bir teknik direktörün 3 günde takıma verebileceği en önemli şey motivasyondur…
O da genelde her takımda olur…
Ertuğrul Sağlam’ın görevi bırakmasının ardından 1461 Trabzon maçını saymazsak sezonun en iyi ve gereken futbolun oynandığı maçlar Galatasaray ve Karabük karşılaşmalarıydı…
Birinde Ersel Uzgur, diğerinde de Hikmet Karaman takımın başındaydı…
Yani teknik direktör de bir yere kadar etkili olabiliyor skorda…
Verilen taktiği sahaya yansıtacak kişiler sonuçta oyuncular…
Önemli olan futbolcuların istemesi, inançla sahada olması ve zirveye oynamak için var güçleriyle çalışması…
İki maçtır gözüken şudur ki; Timsah rakibini ısırıyor…
İsteyince de oluyor…
Burada Sağlam zamanındaki isteksizliğin sebebi iyi bir şekilde irdelenmeli…
Ertuğrul Sağlam’ın ‘uzun süre düşünüp karar verdim’ sözünün de tabii ki…
Bir insan sürekli ‘acaba istifa etsem mi?’ diye düşündüğü bir ortamda ne kadar kendini işine verebilir ve yönettiği topluluğa ne kadar görevini yaptırabilir…
Eskiyi bir kenara bırakıp yeniye bakalım…
Karaman ilk maçı olmasına karşın teknik ekibiyle dersine çok iyi çalışmış…
Karabük’e karşı ailecek hücum edilmeyeceğinin, her alanda baskı yapmanın şart olduğunun ve hızlı çıkışlarda rakibin momentumunun bozulacağının farkındaydı…
Futbolcularına da bunların ışığında direktif vermişti…
Tabii direktif alanların sahaya inanmış olarak çıkması 3 puanın ana faktörüydü…
Son söz de Bursaspor taraftarına…
İki haftadır iyi bir Bursaspor sahada…
Hikmet Karaman’ı seversiniz ya da sevmezsiniz…
Ancak tek bir sevginizin olduğunu çok iyi biliyorum o da Bursaspor…
Bu sevginizin önüne hiçbir şeyin geçmesine izin vermemeniz gerekiyor…
Hele ki takım bu kadar iyi oynuyorken ve ruhunu sahaya veriyorken…