Bursa Hakimiyet

İtibarsızlaştırma politikası

Bursaspor’u takip eden birçok kişi Fernandao’nun takımda kalmayacağını 6 ay önceden biliyordu…
Aynı şekilde Josue’nin de bonservisinin farkındaydı…
Şenol Güneş’in de bu oyuncular olmadan daha doğrusu sistemli bir planlama yapılmadan takımın başında olmayacağı biliniyordu…
Ancak Genel Kurul öncesi ‘Fernandao da kalacak Josue de’ diyen Recep Bölükbaşı’nın ta kendisiydi…
‘Şenol Güneş ile 10+10 yıllık sözleşme yapılacak’ diyen de Bölükbaşı’ydı…
Hatta Bölükbaşı tarihin en güzel futbolunu oynayan takıma sahip olduklarını ve şanssızlık yaşanmasa zirvede yer alacaklarını da açıkladı…
Şimdi gelinen noktada Fernandao kalmak istemiyor, hatta Bakambu penaltıları kullansa gol kralı olurdu…
Şenol Güneş için de çekinmeden; “Bu sene aldığımız derece ortada. Bu kadroyla bunu pek çok antrenör yapabilir” diyebildi Bölükbaşı…
10+10 yıllık sözleşme yapmak istediğiniz bir teknik direktörü ayaküstü konuşarak mı gönderirsiniz ve hakkında böyle mi konuşursunuz?
Konu Recep Bölükbaşı’nın Güneş ve oyuncuları kadroda tutamaması değil…
Niye olmayacağını bile bile ve göz göre göre ‘kalacaklar’ diye açıklama yapıyor, ardından da itibarsızlaştırma yoluna gidiyor?
“Şenol Güneş’i de ben getirdim, bu kadroyu da ben kurdum kardeşim” cümlesinden nasıl bu duruma gelebiliyor Recep Bölükbaşı?
Ve olmayacağını bile bile nasıl kadroyu korumayı, Şenol Güneş’i takımın başında tutmayı seçim vaadi olarak kullanıyor?
Siz daha iyi bir kadro kurabilirsiniz, seneye daha başarılı bir takım da olabilir ancak ne olursa olsun verdiğiniz sözü yerine getirmeyen bir başkan olarak göreve devam edeceksiniz…
Bu arada ‘Kimse Bursaspor’dan büyük değil’ciler yine ortaya çıkmaya başladı…
Esasında söz konusu durum Bursaspor’un büyüklüğünü konuşmak değil…
Yanında oldukları kişilerin hatalarını örtmek esas söz konusu…