Bursa Hakimiyet

İyi uykular!

Karşılaşmanın ilk yarısında futbolla ilgili konuşacak ve izleyecek hiçbir şey yoktu…
Öyle ki; işten güçten sohbet etme fırsatı bulamadığımız Süha Gürsoy’la 45 dakika boyunca oradan, buradan konuştuk…
Bir gözümüz sahadaydı, belki futbol adına küçük bir şey görürüz diye ama nafile…
İkinci yarıya başlarken, herhalde Hamza Hamzaoğlu direktiflerini Fuat Buruk’a gönderir ve zengin ama görmemiş (!) yedek kulübesinden en azından bir oyuncuyu sahaya sürer dedik…
Hiçbir şey olmamış gibiydi…
62 dakika bekledik ve sonunda Stoch oyuna girdi…
Oyundan çıkan da belki de sahada hızıyla tek fark yaratacak ve kötü de oynasa kendini sahaya veren Sercan Yıldırım’dı…

Futbolcular öğleden sonra güzel bir havada mis gibi bir uyku çekti


Emre Taşdemir halen oyundaydı ve yine sağ açığa alınmıştı…
İki haftadır yazıyoruz, üçüncü haftaya girdik ve inatla tekrar yazalım…
Emre Taşdemir’den sağ açık olmaz, çünkü içeri katedebilecek gol pozisyonuna girebilecek bir kanat oyuncusu değil…
Emre’nin yetenekleri ve oyundaki misyonu çok daha farklı ki; zaten onu bile kullanamıyor…
Sonuç olarak Batalla’nın akılcı vuruşu haricinde hücum adına hiçbir şey yoktu sahada…
Akhisar gibi kapanan takımlara karşı farklı hücum varyasyonları denemeniz gerekir…
Kanatlardan orta atılır, içeri katedilir, alan daraltılır, ceza sahası dışından şut atılır, bol pas yapılıp rakibin açığı beklenir…
Ancak koskoca 90 dakika boyunca takım bunların hiçbirisini yapma niyetinde değildi…
Futbolcular öğleden sonra güzel bir havada mis gibi bir uyku çekti…
Bu havada piknik yaparken top oynasan daha hırslı olurdun…
Gerçi neyi bekliyorduk ki? 
Sezon başından bu yana uyandıklarını kaç kez görebildik?