Bursa Hakimiyet

Kupada yenilince lig de mi bitti?

Bir ya da iki eksiklik takımı bu kadar etkileyebilir mi? Tabii ki hayır…
Civelli’nin ya da Serdar Aziz’in yokluğu değil, konsantrasyonun yokluğu karşılaşmanın sonucunu etkiledi…
Bakıyorsunuz Harun Tekin sadece toplara bakıyor, savunma zaten evlere şenlik, orta alandan da savunmaya katkı gelmiyor…
Savunma böyleyken hücum ne yaptı peki?
Fernandao İlhan’a yaptığı pres dışında sahada yok…
Volkan Şen; ‘ver kardeşim topu bi gol atayım’ tadında halı saha futbolcusu gibi sahada. Bölgesel Amatör Lig ile Premier Lig arasında gidip geliyor ve     bu geçişler hızlı oluyor. Tam ‘ne yapıyorsun be Volkan?’derken enfes bir gol atıyor. Arada bir ‘Süper Lig futbolcusu olduğumu hatırlayayım’ demiyor, haliyle de 90 dakika içinde devamlılığı yakalayamıyor.
Saha içi böyleyken, kenar yönetim de saha içine uyuyor…
Bakambu’nun neden oyundan çıktığını anlayabilen var mı?
Skor 3-3, daha gole ihtiyaç var ve günün en etkili ismi 61’de yerini Emre Taşdemir’e bırakıyor…
O dakikadan sonra elle tutulur pozisyon yok çünkü Kasımpaşa’yı tehdit eden oyunculardan en önemlisi kenarda ve rakip rahat…
Bursaspor açısından durum buyken, Kasımpaşa tarafından konu tam tersine işledi…
Önder Özen Malki’nin yerine Eren Derdiyok’u, Tunay’ın yerine de Ferhat Kiraz’ı alarak geri adım atmadı, sisteminde de değişikliğe gitmemenin meyvesini 5.golü atarak yedi…
Sonuç olarak oyuncusundan, teknik heyetine konsantre olunmamış, motivasyon sağlanamamış bir maçtan çıktı Bursaspor…
Kupanın ilk maçından yenilgiyle çıkmak bile bu karşılaşmanın önemini iki katına çıkarıyordu… 
Ve bu bile ayrı bir motivasyon kaynağıydı…