Bursa Hakimiyet

Kurtuluş için scout departmanı

Gençlerbirliği’ne 2-0 kaybedilen maçın ardından şöyle yazmıştım: “Bursasporlu oyuncuları motive etmek için 15 haftada bir teknik direktör değiştirmek(!) gerekiyor zannediyorum, çünkü sahada motivasyonu olmayan bir takım vardı.”
Buna bir ek daha yapmak gerekiyor: “Ya da sezon boyunca maçların şampiyonluk yaşamış takımlarla yapılması gerekiyor.”
Sezon başında hepimiz açıkçası isim isim baktığımızda yapılan transferlere övgüler yağdırdık…
Maçlar devam ettikçe mücadeleden, işini ciddiye almaktan, disiplinden ne kadar uzak bir oyuncu topluluğu olduğunu gördük (istisnalar hariç)…
Bu durumda da geçmiş yönetimin yöneticileri; “Valla isimler iyiydi, biz nereden bilelim böyle olacağını” dedi…
İşte bunu bilmek için scout departmanı önemli…
Bu departman ‘iyi oyuncu aldık be’den öteye götüren bir olgu…
Scout departmanı sadece 3 maç izleyip rapor yazmaktan ibaret değil…
Transfer edeceğiniz oyuncunun karakterini, ne yediğini, ne içtiğini, hangi iklim koşullarına uygun olduğunu, idmandaki çalışkanlık değerlendirmesini, antrenman harici yaşantısını, maçların genelindeki performansını, oynadığı kulübe karşı gösterdiği aidiyet duygusunu, kısacası her şeyi anlatan bir departman…
Yani izleme komitesi ile scout departmanı arasında dağlar kadar fark var…
Bursaspor yönetiminin önümüzdeki yıllarda da ‘valla oyuncu iyiydi esasında’ cümlesini en aza indirmesi için transferden önce bu konuya ağırlık vermesi gerekiyor…
Ancak bu departmanı kurarken geçmişteki gibi bilgisayar programcılarını değil, futbol bilgisini bilimle beslemiş kişileri göreve getirmek lazım…
Çantacı menajerlerden kurtulmanın, transferde riski en aza indirmenin belki de tek çıkış yolu bu…
Yönetimler değişir, teknik direktörler değişir ama kulübün elinde sürekli kendi yapısına uygun bir oyuncu havuzu bulunur…
Bu da Bursaspor’un çıkışı olur…