Bursa Hakimiyet

Oh be bitti!

Bir kongre daha geride kaldı ve derin bir ‘oh’ çekildi… Sebebi belli…
Hangi adayın göreve geldiği önemli değil…
Önemli olan karşılıklı suçlamaların şimdilik son bulması…
‘Ocu bucu’ söylemleri de bir sonraki sinyale kadar bitti…
Bursasporluluk ölçer de belirli bir süre raflara kalkacak…
Zamanı geldiğinde yine piyasaya sürülür ve ‘biz’ ya da ‘ben’ ile başlayan cümleler havada uçuşarak, diğer bireylerin Bursasporlulukları ölçülür. Bu alet genelde de eksik ölçer sahibi sebebiyle…
Söz konusu Bursaspor iken ‘kazanan Bursaspor olsun’ söylemlerinin ne kadar yüzeysel olduğunu da gördük…
Sosyal medyada nefret tohumları serpilirken, takımdaşına ağza alınmayacak sözler söyleyenler de şimdilik sustu…
Blok oy söylemlerinin ayyuka çıktığı bir Genel Kurul geride kaldı…
Benim de kafamda tek belirgin soru işareti kaldı o da; “Cüneyt Özkan neden aday oldu?”
Hukuki hakkıdır eleştiremeyiz. Kendi tercihidir, saygı duyarız. Ancak bu kafamızdaki soru işaretlerini dillendirmeyeceğimiz anlamına gelmez… 
Mevcut yönetimi eleştirmeden yoluna devam etmesi ve diğer adayın projelerini sürekli eleştirmesi garip değil miydi?
Madem Recep Bölükbaşı yönetiminin eleştirilecek bir tarafı yoktu neden Özkan başkanlığa talip oldu?
Başkandan memnunsanız,     takımı başarılı buluyorsanız, gidişat ile ilgili küçük de olsa bir     eleştiride bulunmayacaksanız size göre sistem tıkır tıkır işliyor demektir…
O zaman neden bu adaylık?
Genel Kurul sonrası Cüneyt Özkan’ın kazanan ile aynı sahnede bulunması ve Recep Bölükbaşı’nın Özkan’ı AR-GE’nin başına getirmesi ilginç değil mi?