Bursa Hakimiyet

Oyun sıkıcı 3 puan keyifli

Çaykur Rizespor deplasmanındaki ilk yarı açıkçası Nuri Bilge Ceylan filmi gibiydi…
Sanki heyecanlı ve kritik bir maçı değil de ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’yı izliyorduk…
Filmi izleyenler iyi hatırlarlar ki; senaryo bir cinayet üzerine kurgulanmasına karşın heyecandan öte bir sakinlik ön plana çıkıyordu…
Bir Zamanlar Anadolu’da filminde bazı bölümleri hızlı okutsanız, bir şey kaçırmazsınız ve konuya daha çabuk vakıf olursunuz…
Bursaspor’da da durum buydu…
Teknik direktör sıkıntılı, başkan sıkıntılı ancak oyuncular sakin…
Yan pas ve geriye pasla 45 dakika geçti…
Karşılaşmanın ikinci yarısı da esasında farksızdı…
Oyun anlamında gelişme olmamasına karşın, skorun gelmesinde önemli rol tabii ki Necid’e aitti…
Avrupa’da gelecek vadeden oyuncular arasında yer aldıktan sonra sakatlıklarla boğuşan Çek oyuncu tekrar doğmayı ve daha bitmediğini göstermeyi kafasına koymuş gibiydi…
Önceki maçlarda Necid’in pas bağlantıları kapalıydı, bu maçta biraz daha açıldı…
Orta sahadan ve kanatlardan gelecek her takviye Necid’i olduğundan daha da fazla golle burun buruna getirecek…
Çünkü Necid hem sırtı dönük hem de yüzü dönük oynayabilen ve golü adeta koklayan bir oyuncu…
İki gol pası atan Stoch oyunda yok, diğer asisti yapan Advincula da önceki oyunlarına göre bir tık iyi ancak halen yeterli değildi…
Josue yine yok, Jorquera yine etkisizdi…
Faty, Serdar Aziz, Dany de yine iyiler arasındaydı…
Yani sonuç olarak iyiler yine iyi, kötüler yine kötüydü…
“65’ten önce oyuncu değiştirmiyor” eleştirileri alan Ertuğrul Sağlam’ın değişiklikleri de Dzsudzsak ile Stoch’un kanatlardaki değişimi de tam anlamıyla yerindeydi…
Büyük sıkıntı ve baskı altında olan bir takım için deplasmanda namağlup takıma karşı alınan 3 puan ilaç etkisi yaptı…
Önemli olan bundan sonra oynanan futbolun da üzerine koyarak galibiyet serisine devam etmek…