Bursa Hakimiyet

Ozan’a açık mektup

Sevgili kardeşim Ozan;    Biliyorsun ki; Avrupa’da ilk golü attığın günden bu yana hep yeteneklerine güvendik, hep ‘neden oynamıyor’ diye sorguladık…
Helal olsun ki; bütün bu sorgulamamızı haklı çıkardın…
A2 takımına gönderilmişken ve transferine ramak kala,  A Takım’a tekrar çıktın, yeteneklerini sergiledin ve milli takımda tüm Bursa’nın göğsünü kabarttın, hem de 16 numaralı formanla…
Tabii bu güzel oyunun da bazı bedelleri vardı…
Herkesin dikkatini çekmeye başladıktan sonra esasında futbolun pis ve endüstriyel yönünü de gördün…
İlk önce sana emek veren menajerinle yollarını ayırdın…
‘Ailesinin ve kendisinin tercihidir’ dedik saygı duyduk…
Belki de hakkın olarak maaşına zam istedin…
Ardından her zamanki gibi transfer haberlerinin ardı arkası kesilmedi, Galatasaraylı olduğun söylendi, “Ya Fenerbahçe’ye giderim ya da Bursaspor’da kalırım” sözleri senin ağzından manşetleri süsledi…
Devamında baskı geldi. Artık futbol dünyasının suni gündemiydin…
Bu da saha içerisinde, belki saha dışında da davranışlarını etkiledi…
Bu yaşta bu baskıyı kaldıramaman, kendini sürekli haklı görmen ve kısa futbol yaşantında daha fazlasını kazanmak istemen çok doğal…
Gelelim olması gerekene; 
Başkanın bile ‘Ozan’ı satmak istemiyoruz ama kulübün paraya ihtiyacı var’ diyorsa, kendini bu dünyanın biraz dışına itmenin zamanı gelmiştir…
Baskıyı kaldırman adına acil olarak bir mentör tutman gerektiğini söylemem gerekiyor…
Ve ufacık da olsa kariyerini düşünüyorsan, lütfen bundan önce İstanbul’a transfer olan oyuncuların şimdiki durumuna bak…
Sen milli takımdaki ve Bursaspor’daki oyununla istediğin anda Avrupa’ya gidebilirsin…
Avrupa’daki izleme komitelerini Türkiye’dekilerle karıştırma, oynamaya devam et onlar seni zaten bulurlar…
Unutma ki; Sinan Kaloğlu da Bursaspor’dan Bundesliga’ya transfer olmuştu hem de o dönem milli formayı giymemesine karşın…
Maddi olarak rahat edip, çarpık İstanbul sisteminin bir parçası olmak mı istersin?
Yoksa daha zor yolu seçip, Avrupa’da Bursa’nın ve Türkiye’nin göğsünü kabartmayı mı?
Biz yıllardır sana, İstanbul kulüplerindeki sistemin içinde kaybol diye destek vermedik…
Bizim gördüğümüz Ozan Tufan daha 16 yaşında, Avrupa’nın önemli liglerinde oynayabilecek kapasitede bir futbolcuydu…
Sen ne ‘yuh çeken’ taraftara, ne transfer haberlerine, ne de sanal popülariteye bakma…
Unutma ki; sen gitmek istemediğin sürece başkanın ne derse desin hepsi havada kalır, bu şehir de sonuna kadar arkanda durur…
Geçmişte de olduğu gibi sadece işini yap ve Avrupa’ya gideceğin günü bekle…
Ve Şenol Güneş’e sıkı sıkı sarıl. Çünkü Güneş bir gence inanıyorsa ona sıkı sıkı sarılır. Hem Şenol Güneş’in hem de seni sevenlerin sana olan inancını boşa çıkarma…
Ligin ikinci yarısının senin için yeni bir başlangıç olması dileğiyle…
Sevgiler kardeşim…