Bursa Hakimiyet

Sanal hedefler

Ertuğrul Sağlam şu sözleri söylemişti basın toplantısında: Devre arasında yıldız oyuncu almak kolay değil.
Peki vermek kolay mı?
Hem de takımın orta alandaki belki de en kilit ismini…
Alfred N’Diaye satılır ya da satılmaz…
Hatta bu yazıyı okuduğunuz sırada belki de bavullarını toplayıp İngiltere’ye doğru yola çıkmış bile olabilir…
Sorun N’Diaye’nin satılması değil…
İlk sorun, ‘Hedefimiz üst sıralar’ diyen bir takımın, kilit oyuncusu için masaya oturması ve pazarlık yapmasıdır…
N’Diaye için hele ki devre arasında pazarlık yapılmaz…
‘Rakamımız budur’ uçuk bir fiyatını iletirsiniz ya da ‘sezon sonunda görüşelim’ dersiniz…
Çünkü ‘hedefimiz üst sıralar’ sözünün altının dolmasını sağlayan davranış şekli budur…
İkinci sorun da gelen paranın, yararlı kullanılabileceği  soru işaretidir…
Açıkçası N’Diaye giderse birçok kişinin korkusu İskandinav liglerinden 25 asist yapmış, 10 gol atmış bir defansif orta saha bulunması…
Yani kısaca ‘istatistik katkılı ya tutarsa’ transferine dönmek…
Ertuğrul Sağlam döneminde ‘ya tutarsa’ diye yapılan transferlerin maliyetlerini toplasak, bonservisi elinde adamakıllı bir futbolcunun maaşına eşdeğerde rakam çıkarırız…
Lütfen N’Diaye gittikten sonra; “Bakın transferde iyiyiz ki Premier Lig’den oyuncumuzu almaya geldiler” demeyin…
Bilet ve forma fiyatlarının tepki endeksli ayarlanması…
Sol kanat yolgeçen hanıyken sağ kanada 4. transferin yapılması (Hem de geleceğin yıldızı Ozan Tufan varken)…
‘Batalla ve Serdar satılmayacak’ denmesinin ardından Sunderland ile masaya oturulması…
Ve son olarak  tribünlerin boş kalması…
Bursaspor’daki sorun bence şu: Başarı eşiğini yukarı taşıyanlar tekrar aşağı çekiyor. Bunu da taraftar hazmedemiyor...
Ünlü İrlandalı yazar Bernard Shaw’un sözleriyle bitirelim: “Tecrübelerimizle biliyoruz ki; kimse tecrübelerden ders almıyor.”