Bursa Hakimiyet

Şimşek tamam da ya Hamzaoğlu?

Bursaspor’un kazanabileceği bir maçtı…
Eğer, Vodafone Arena’daki ilk maçtan 3 puanla dönülemediyse bunda iki etken vardı: Barış Şimşek ve Hamza Hamzaoğlu…
Türk hakemlerine baskı ile nasıl baş etmeleri gerektiği artık öğretilmeli…
Çünkü seyirci baskısı sonucu ne kurallar akıllarında kalıyor, ne de gözler sağlıklı görüyor…
İkinci etken ve belki de Barış Şimşek’ten daha öne geçen etken de Hamza Hamzaoğlu’ydu…
Sayın Hamzaoğlu’nun ne denediğini gerçekten anlamadık…
Savunma ağırlıklı bir futbol oynayacaksanız hızlı hücumlarla etkili olmalısınız, o zaman neden Necid sahada?
Necid’i de geçtik, son iki haftanın formda forveti Deniz, haftalarca denenip başarılı olunmamasına karşın neden yine kanatta?
Hadi başlarken bir şey denediniz olmadı, peki 64 dakika neden beklendi doğruya dönüş için?
Hem de skor 3-1’e geldikten sonra…
Emre Taşdemir’in sağ kanatta etkili olmadığını ve hiçbir zaman sağ açık oynayamayacağını bir kez daha yazmaya gerek yok…
Geçen hafta da görüldüğü üzere Emre, ters kanatta oynayıp içeri kat edebilen ve şut atabilen bir yapıya sahip değil…
Bakaye Traore de gol haricinde oyunda yoktu ve Beşiktaş’ın pas kombinasyonlarını sadece izledi…
Traore yerine Jem Paul Karacan’ın en azından bu maç için daha yararlı olabileceği belliydi…
Çünkü Beşiktaş gibi pas yapmayı seven bir takıma karşı ortada bozan, hücumda da hızlı ve iş bitirici oyuncu topluluğuna ihtiyaç vardı…
Hele ki o hızlı oyuncuları besleyebilecek bir Batalla varsa elinizde…
Açık söylemek gerekirse Hamza Hamzaoğlu bu karşılaşmada da formsuzdu…
Skor 1-1’e ve 3-2’ye geldiyse bu oyuncuların doğal motivasyonları sonucuydu…
Evet eldeki malzeme bu ve takımı da Hamza Hamzaoğlu kurmadı, üzerine bir de sakatlar var…
Ancak eldeki malzemeyi kullanmak da bir hünerdir ve elindeki malzemeyle güzel bir yemek çıkarmak iyi aşçıların hüneridir…