Bursa Hakimiyet

Yenilerek de tarih yazılır

İlk önce güzelliklerden başlayalım…
Taraftar sadece iyi günde değil, kötü günde de takımın yanında olduğunu gösterdi…
Ve Türk futbolunun bireylerinin çaprazlama, karşı karşıya, altlı üstlü olarak birbirinden nefret ettiği dönemde Bursaspor mükemmel bir ders verdi…
Rakip takımı başarısından dolayı alkışlamak, nefret soslu futbolumuza mükemmel bir tat getirdi…
Ancak aynı durum maç içerisinde yoktu çünkü Bursaspor sahada yoktu…
Maç kadrosuna baktığımda ve Fenerbahçe orta alanı ile kanatları gördüğümde açıkçası 'eyvah' dedim ancak bu kadar eyvahlık bir durum olacağını düşünmüyordum…
Baroni, Emre gibi oyunun her iki alanını oynayabilen orta saha ile hem içe katedip hem de kanatta etkili olabilen Mehmet Topuz ve Caner Erkin'in Bursaspor'u zorlayacağı belliydi…
Ancak Yeşil Beyazlı futbolcuların özveriyle çalışıp bu zorluğu en aza indireceği fikri vardı…
Fakat Bursaspor'da ne koşan ne de koşmaya niyeti olan biri bulunuyordu…
Alex belki de Fenerbahçe kariyerinin en rahat maçını çıkardı. Topu aldığında ne bir baskı uygulayan, ne de rahatsız eden vardı…
Fatura da ağır oldu: 3 asist, 1 gol…
Özellikle Sestak ve Ozan iki arada bir derede kaldı. Ne kanatta görevlerini tam anlamıyla yerine getirdiler, ne de içe girip N'Diaye ve Adem'in yükünü hafiflettiler…
4 gole rağmen Bursaspor'da dikkat çeken ise İbrahim Öztürk oldu. Çok kritik müdahalelerde bulundu…
Saha içinde direnci gösteremeyen bir takım olsa da 90 dakika sonunda Türkiye'ye hatta dünyaya örnek olan bir kulüp vardı…
Taraftar 4 gol yiyen takımını bağrına bastı, Ertuğrul Sağlam ve öğrencileri de rakip takımı alkışlayacak erdemi gösterdi…
Tarih Fenerbahçe'nin 29 yıl sonra kazandığı kupayı tabii ki yazar…
Ancak önce Bursaspor'un gösterdiği fair-play örneğini yazar…
Tabii Bursaspor 2010'da tarih yazdığında, Fenerbahçe'nin şampiyonluğu nasıl kaybettiğini konuşanlar izin verirse…