Bursa Hakimiyet

Bedava

İnsanların hayatla ilgili memnuniyetsizliklerini, küçüklüğümde anlayamazdım. Büyüklerim biraz keyifsiz olup maddi sıkıntı yaşadıklarında çocuk aklımla onlara teselli verir, “Üzmeyin kendinizi, para her şey demek değildir” derdim.
Parasız da hayat devam edebilirdi bana göre.
Ailece mutluyduk, sonuçta.
Öyle ya, sokaklar bedavaydı.
Bol bol yürüyüş yapardım, temiz hava alırdım.
Ne vardı ki, bir gün de çikolata yemesem ölmezdim ya...
Ben, mutlu bir çocukmuşum aslında.
O zamanlar, bir ailenin ekstra bir gider için yaşadığı üzüntüye anlam veremezdim.
“Bu insanlar niye böyle, yaşıyoruz ya?” der, güler geçerdim.
Ve de kendime sözler verirdim.
“Büyüyünce sadece hayattan keyif alacaktım”
Ben süperdim ya, çözmüştüm kendimce.
Büyüdüm.
Çok zaman keyifli yaşadım.
Ancak an geliyor, tıkanıyorum.
Yaş aldıkça insanların, anlayamadığım tüm duygularını çözdüm.
Çünkü hala süperim… Arada takılsam, sendelesem de veya umudumu kaybettiğimi düşünsem, hayatın olumsuzluklarından çoooook etkilensem de biliyorum ki aslında her şey bizim algıladığımız kadar.
Tamam, güzel ülkemde her gün, pek çok felakete gebe.
Peki, artık pek çok konuda ayrıştığımız niceee noktalar var.
Eyvallah, hayat da kötü, ekonomi berbat, her gün zam, kredi kartları almış başını gitmiş…
Eeee? Ne yani, şimdi, kalkıp yok olmayı mı seçelim? Değer mi?
Yaşamayı seçelim, inadına.
Kalkıp, dik durmayı seçelim.
Başaracağımıza, bizi yoran neyse atlatacağımıza inanmayı seçelim.
Kırgınlıklarımızla barışmayı seçelim.
Her gün kendimize biraz daha fazla güvenmeyi seçelim. Belki klasik gelecek ama çok severim bu düşünceyi.
Ben inanıyorum ki, Allah, yaşatmayacağı güzelliği insana yürekten istetmez…
Yüreğimizden geçen güzellikleri keyifle yaşamak için hayata ve sevdiklerimize sarılmayı seçelim.
Ve bekleyelim, biraz sabredelim. Güzel günler göreceğiz, umudum var. Haydi bol kahkahalı günler ve güzel bir hafta sonu sizlerin olsun dostlarım. Sevgiyle kalın. Kalbinize de iyi bakın…