Bursa Hakimiyet

En yakın arkadaş

Arkadaşlık iyidir, dostluk ise vazgeçilmezdir. Arkadaş bazen bir ses, bir nefes olur insana…
Aile üyeleri de bir nevi ‘arkadaş’ değil midir?
Farklı karakterlerdeki insanlar aynı evde, can cana kan kana yaşar durur işte, ne güzel…
Kimi zaman eğlenceli bazen de ‘harala gürele’ diye ifade ettiğimiz türden hareketle geçer günler…
Diğer taraftan da herkes yalnızdır.
Pek tabii, kalabalıkta da yalnız olabilir insan, yalnızken de bir o denli kalabalık…
Başka nefesleri bir yana bırakın, kişinin en yakın arkadaşı ve hatta dostu ise kitaplardır bana göre…
Çocukluğumdan beri kitaplara olan ilgim, tam bir zaaftır benim.
Okumam için bekleyen kitaplarım olsa da her girdiğim kitapçıdan illa bir iki kitap alırım, engel olamam kendime…
Kalbime muhteşem bir duygu, keseme ise acı verse de bu tutkum, tolere ederim. Çünkü gözlerim satırlarda dolaşırken, aklım başka diyarları kolaçan ederken, sadece mutluluk dolduruyor kalbimi…
Okuduğum her kelime bana beni hatırlatıyor, bilmediğim beni gözüme sokuyor hatta…
Her sayfada kendime benzerlikler buluyor, her kahramandan kendime de pay çıkarıyorum.
Ben kitaplarımla kaldığımda işte böyle uçuyorum…
Kitaplarla bunca yakınken, bir özeleştiri yapmayı da yerinde buluyorum.
Şimdi düşünüyorum da ‘Kütüphane’ alışkanlığını acaba neden edinememişim çocukken?
Kütüphaneler neden sadece ders çalışılan veya dönem ödevlerine araştırma yapılan mekanlar olarak kazınmış zihnime?
Eğitim sisteminin çarpıklıklarına dem vurmayacağım, çünkü bir başlarsam çıkamam şu an o konudan…
Bu hafta 51. kez ‘Kütüphaneler Haftası’ kutlanıyor, ‘okuma alışkanlığı edinilsin’ diye kentin her köşesindeki kütüphanelerde yapılan etkinliklerle çocuklar kitaplarla buluşturuluyor. Peki kaç kişi bundan haberdar?
Ya da normalde kaç aile, çocuğuyla kütüphanelerde bir gün geçiriyor?
Ben bilemedim, bilen varsa anlatsın lütfen…
Bol bol kitap okuduğunuz bir hafta sonu dilerim…