Bursa Hakimiyet

Formalite

Coşkumuzu kaybettik hükümsüzdür sevgili okurlar…
Her gün pek çok kişiyle karşılaşıyorum.
Üzülerek söylüyorum ki, konuştuğum veya bir şekilde muhatap olduğum insanların neredeyse yüzde 80’i mutsuz, umutsuz en önemlisi coşkusuz…
Hepimiz hayatı formaliteden yaşıyor gibiyiz.
Yapılan işler, söylenen sözler formalite.
Keyfi yaptığın işler de bir süre sonra görevin oluyor, yapamadığında laf ediliyor…
O da ayrı bir formalite…
Bu hafta biraz rahatsızlandım evde kaldım…
Evde kalınca da malumunuz, vazgeçilmezdir televizyon programları, gündüz kuşakları…
Alışkanlıktan, ister istemez izliyorsunuz o programları.
Allah’ım o programlarda işlenen konuları bir yere bırakın, bir de insanların birbirlerine hitapları öyle vasat ki…
Sanki herkes, kendisine öfkesini karşısındaki kişiden çıkarıyor gibi.
Saygısızlık diz boyu…
Programlar da öylesine yapılıyor belli ki, maksat bilindiği üzere halkı oyalamaca…
“Halk onu istiyor kardeşim”ler ve “Halka ne verirsen onu izler” türünden söylemlerin tarih olmadığı, bir adım ilerleyemediğimiz hâlâ su götürmez bir gerçek…
“Ben belgesel izliyorum” yalanlarına da kanmıyoruz zaten…
Ünlülerin hayatını ortaya döken programlar hâlâ gözde, kim kiminle nerede?
Offf içim çöktü…
Ne yapıyoruz biz?
Yaşadığımız güne ne anlam katıyoruz?
Kendimize nasıl duvarlar örüyoruz?
Biraz moral bulalım diye televizyonu kapattım vee yeğenim sayesinde Yıldırım’da yapılan 23 Nisan kutlamalarını izledim.
O programdaki çocukların sevinci ve coşkusu dışında da her şey sanki formaliteydi.
Gösteriler         kötüydü. Lise ve üniversite dönemlerimde 5 yıl halk oyunları ekiplerinde gösteriler yapmış, yarışmalara katılmış ve üzerine Bursa’nın en zorlu hocalarından ‘Halk Oyunları Eğitmenliği’ sertifikası almış biri olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, gösterileri beğenmedim...
Ortada bir emek var doğru. Ancak “Biz yaptık oldu” haliyle ortaya çıkarılan programlar, sadece zaman geçirmeye yarıyor, benim fikrim.
Keşke daha detaylı ve üzerinde düşünülerek,     sunucusundan program akışına dek düzenli bir organizasyon izlemiş olsaydım.
Sunuculuk yapan arkadaşı düşündükçe ağlamak geliyor içimden. Böyle güzel bir günde bu kadar mı kötü sunum yapılır?
Üzülerek bu eleştirileri yazmaktan alamadım kendimi.
Çocukların çocukluğu sayesinde elle tutulur bir olay yoktu özetle.
Yanıma kâr kalan, minik yeğenimin sahne tecrübesine eşlik etmenin güzelliği oldu...
Son 2 günde yaşadığım tüm olumsuzlukları siliyor. Bu da bana yeter…
Benim hayatım bana güzel… Sevgiler…