Bursa Hakimiyet

Kendine inan…

Güne yorgun uyandıysan, Yatağından soldan kalktıysan,
İşe gitmek zor geliyorsa,
"Bıktım bu sabahlardan…" diye söyleniyorsan,
Uykudan önce baktığın son tweet tüm gecenin canına okuyup rüyalarını altüst ettiyse,
Bir günü daha çooook zorlanarak yaşayacağına inanıyorsan,
"Gülmem lazım, kimse benim yaşadığım zorlukları bilmemeli" gibi bir fikrin esiri olmuşsan,
Önüne gelene "günaydın" demek yerinde "Allah senin.…" tarzında cümleler geçiyorsa içinden,
"Evden biraz daha erken çıksaydım ve de bir önceki BursaRay'ı kaçırmasaydım keşke" diyorsan haftada birkaç kez,
BursaRay'da, otobüslerde, minibüslerde hoş kokmayan bazı arkadaşlarla karşı karşıya gelmişsen - mecburen -,
ki hatırla, bir arkadaşımın dediği gibi, onlar uyanamayanları uyandırmak için kamu görevi yapmak suretiyle yaşamlarını sürdürüyor olabilirler…
"Bu sabahların bir anlamı olmalı" diye düşünürken,
İşyerinde çok seveceğin (!) birkaç toplantıya girmek zorunda kalmışsan,
"Ya teker teker gelin" gibisinden sızlanmalara başladıysan, dur….
Evet DUR…
Dur ve kendine bak…
Kalbine bak…
Söylenmeyi bırak…
Sabahları yaşadığın onca saçmalığı kendine sen yaşattın, kabul et.
Ve kendine, koskocaman bir kupa kahve al…
Her neredeysen pencereni aç.
Mis gibi kardan kalma ocak havasını koklaya koklaya, gülümse…
Gözlerinin alabildiği uzaklığa dek bak ve şükret haline…
Şükret ki görebiliyorsun.
Şükret ki mis gibi bir havada titriyor bedenin…
Şükret ki sağlıklısın…
Şükret ki aybaşında yatacak bir maaşının olduğunu biliyorsun.
Ve şükret ki, şu an yaşadığın her neyse, bu durumu değiştirmek ve hayatını istediğin gibi güzelleştirmek senin elinde…
Sevgili dostlarım, aynen tam da böyle düşünüyorum.
Yaşadığımız her günün daha güzel geçmesi bizim elimizde, kesinlikle.
Bunları her gün ben de deneyimliyorum.
Ve her gün daha güzel bir gün yaşamak için içimde sevinç duyuyorum.
Teşekkür edelim, dileyelim ve kendimize inanalım.
Olay bu kadar basit…
Bugün de böyle oldu.
İyi bir hafta sonu yaşamanız dileğimle…
Haydi, pazartesi görüşürüz…
Sevgiyle…