Bursa Hakimiyet

Rahat olun, nefes alın, spor yapın…

Bazı insanlara rahat batar. Ben onlardanım büyük ihtimalle.    Çok sakin bir çocuktum eskiden.
Şimdi de sakinim, hatta kimilerine göre ‘melankolik’mişim ya neyse…
(Taktım bu kelimeye bu ara. )
Hiç de öyle değilim halbuki, özümde çok da eğlenceli yanlarım var, tanımak isteyene...
Kendimle kalmak istediğim zamanları saymazsak içi içine sığmayan biriyim.
Dışarıdan sakin görünüyorum ama içimde fırtınalar kopuyor, farklı projeler düşünüyorum sürekli.
Bir ben bilirim, bir de çok çok çok yakınımdakiler…
Aklım başka, kalbim başka çalışıyor genelde…
Metabolizmama hayranım, cidden…
İçimde bazen 3 - 5 farklı kadın ayrı tellerden şarkılar söylüyor.
Biri Latin müzikleriyle dans ederken içimde diğeri de “sus, edepli ol” diye telkin veriyor gibi hani…
Bir yerde yarım saatten uzun süre oturamıyorum örneğin…
Biraz dikkatim de dağılıyor bazen.
Aslında dikkat dağınıklığı değil de birçok şeyi bir kerede düşünüp yapmaya çalışmak benimkisi…
Yaşadığım her anı doya doya yaşamak, günün her saniyesini içime çekmek veya her dakikaya kaliteli birikimler yapma isteği bu beni benden alan…
“Hareket nerede bereket orada” kafası…
Bu yüzden, günlerini çok çoookk umursamaz, “amaaan sen de” haliyle geçirenleri pek anlamıyorum açıkçası.
Herkesin hayata bakışı farklı neticede.
Beni bugünlerde kendime getiren ve kendimi kontrol etmemi sağlayan en güzel uğraşım da pilates.
Valla gün boyu kendimle, sonu gelmez düşüncelerimle, işlerimle uğraşırken haftanın üç akşamında Özlüce’deki HB Pilates’te alıyorum soluğu…
Dersin başında ne kadar bitkinsem, çıkışımda da 180 derece tersine dönüyorum ve acayip dinamik ve enerjik bir insan oluyorum.
Spor yapın dostlar spor…
Başka da sözüm yok…
Yakında bir röportaj yapacağım, Haydar Hoca ile... Merak edenler, “Pilates nedir, ne değildir?”i öğrenecek…
Pazartesi görüşürüz…