Bursa Hakimiyet

AB’nin muhalifleriyle çözüm zor

Brüksel’de Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sunduğu öneriler,  her ne kadar Türkiye’nin Avrupa’ya geçen kaçak mültecileri geri almayı haziran ayından itibaren vizesiz AB yolunun açılması karşılığı kabul etmiş gibi lanse edilmişse de durum hiç de öyle değil. 
Zirvedeki farklı ülkelerin muhalefetiyle karşılaşıldığından, bu durum böyle devam ederse Türkiye, veto edilme tehdidiyle karşı karşıya bulunmaktadır.
Muhalefet eden ülkelerin ağırlıklı itirazları basın özgürlükleri konusundadır ve bu konuda adım atılmadan “hiçbir şeye onay vermeyiz” şeklindedir.
Bazı ülkeler “Türkiye ile daha önce 72 şart içeren bir anlaşma yapılmıştı, Türkiye bu şartları yerine getirmeden vize muafiyeti olmaz” demektedirler.
Bazı ülkeler de Türkiye’nin istediği 3 milyar Euro’yu “maliyet yüksek o nedenle veto ederiz” diye karşı çıkmaktadır. Bazıları ise; para talebi karşılığında “açılımın sürdürülmesi koşulunu” ileri sürmektedirler. Hal böyleyken Sayın Cumhurbaşkanı da Başbakan’ın  “parayı alıp da geri döneceği beklentisi“ içindedir. Bu beklenti iç ekonomimiz için de acil gereksinim midir acaba? 
Türkiye’nin ortaya koyduğu öneride dikkat çeken bir başka husus, “Yunanistan’ın Türkiye’ye iade edeceği her bir kaçak mülteciye karşın AB’nin Türkiye’den bir mülteci alması istenmesi... Yorgunu yokuşa sürmenin ne anlamı var? AB şayet bu öneriyi kabul edip de gereğini yapacaksa o zaman Yunanistan’dakileri almaları daha doğru olmaz mı?
AB ülkelerinin ileri sürdüğü hususları yıllardan beri çözemedik, kısa sürede çözmemiz olanaklı olabilir mi?