Bursa Hakimiyet

Başkanlık ‘in’, laiklik ‘out’

Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü misali, TBMM Başkanı ülkenin birçok önemli sorunları varken birdenbire, “Anayasa dindar olmalıdır” diyerek ülke genelinde bir tartışma başlattı. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere AK Parti’nin önde gelenleri  “O kendi görüşüdür, bizim öyle bir çalışmamız yoktur” diyerek tartışmaları dindirmeye çalışıyorlar.
Bu sözleri söyleyen TBMM Başkanı olunca, kendi görüşünü dile getirmiş olsa da, bu sözlerle acaba yeni anayasa çalışmaları ile bir taraftan başkanlık sistemi anayasaya konulurken diğer yandan laikliğin anayasadan çıkarılması için nabız mı yoklanıyor düşüncesini akla getiriyor.
TBMM Başkanı yoğun eleştiriler üzerine yaptığı açıklamada, “Bu sözlerim hiçbir ayırım yapmaksızın din ve vicdan özgürlüğünün anayasamızın lafzı ve ruhu ile güvence altına alınmasını temenni etmektir” dedi. Oysa İslam ülkeleri arasında din ve vicdan özgürlüğünü de,  İslam dinini de en iyi koruyan güvence altına alan ülke Türkiye’dir.  Bu da Atatürk’ün koyduğu laiklik ilkesi sayesindedir. Bu ilke de anayasamızda değiştirilemeyecek maddeler arasında olup anayasal güvence altındadır.
Uzun yıllardan beri başörtüsü nedeniyle tartışılan laiklik ilkesi geldiğimiz noktada başörtüsünün TBMM’ye de girmiş olmasıyla aşılmış olduğuna göre; hâlâ laikliğin kaldırılmasını istemek, ülkeyi İslam devletine dönüştürme amacı taşımaktadır. Türkiye İslam devleti değil, halkının yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkedir.
Bu uğraşlar boşunadır. Türkiye laiktir, laik kalacaktır, kalmalıdır.